Verme niyeti ne kadar saf olursa olsun fedakarlığın karşılığı asla ödenmez. Bu bir başkasının esenliğine katkıda bulunmak için çabalamakla aynı şey değildir. Yapacağınız şey tamamen ve sadece kendiniz için değilse, lütfen yapmayın.
Çocukken uslu muydunuz, yaramaz mı? Uslu bir çocuk muydunuz? Eh, o zaman uslu çocuk olmanın getirdiği ödüllerin tadını çıkarmış olmalısınız. Bu ödüller arasında genellikle depresyon, zaman zaman taşkınlık, kariyer konusunda kafa karışıklığı ya da işinde anlam bulamama hali, belli belirsiz anksiyete, kendi ihtiyaçlarına yönelik düşük düzeyde farkındalık, tekdüze ya da taşkın ilişkiler, “kötü insanların” kurbanı olmaktan duyulan hınç, içten içe kendinden nefret etme ve çeşit çeşit psikosomatik hastalık oluyor.
Duygularınız genellikle hayatınızda olanlardan çok nasıl düşündüğünüzle ilgilidir.
Yunan filozof Epictetus, kişilerin “olaylardan değil, onlar hakkındaki görüşlerinden” rahatsız olduklarını söylemişti.
Shakespeare bile “iyi ve kötü diye bir şey yoktur, düşünce onu öyle yapar” dediğinde benzer bir fikri ifade ediyordu.