Meltem Bayraktar Şimşek

2. Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel algılama Kişisel algılamak, ancak söylenen şeye katılmakla mümkündür. Sizin bu tuzağa düşmemizin nedeni ‘bireysel önemlilik’ denilen şeydir. Bireysel önemlilik ya da kişisel algılamak, bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir. Çünkü her şeyin “kendimizle ilgili” olduğunu varsayarız. Her şeyin merkezinde kendimizin olduğunu düşünürüz. Ben, ben, ben, daima ben!
Sayfa 57·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
1. anlaşma; sözlerinizi özenle seçin. Kendinizi ne kadar sevdiğiniz ve kendinizle ilgili ne hissettiğiniz, sözünüzün kalitesi ve onurluluğuyla doğru orantılıdır. Sözleriniz günahsız ise, kendinizi iyi hissedersiniz. Kendinizi mutlu ve huzurlu hissedersiniz. *** Eğer mutlu olmak istiyorsanız, özgür olmak istiyorsanız, cehennem boyutunda varoluşunuzu aşmak istiyorsanız bu ilk anlaşmayı kendinizle yapmak zorundasınız.
Sizin fikirleriniz sizin bakış açınızdan başka bir şey değil. İlle de doğru olması gerekmiyor. Fikirleriniz inançlarınızdan, egonuzdan ve bireysel rüyanızdan kaynaklanıyor. Zehri yaratıyoruz ve başkalarına yayıyoruz çünkü kendi bakış açımızın doğru olduğunu hissetmek istiyoruz.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Yaşamak insanların en büyük korkusu. Ölüm sahip olduğumuz en büyük korku değildir; en büyük korkumuz yaşamak için risk almaktan korkmamızdır. Gerçekte kim olduğumuzu ifade ederek yaşayabilme riskini almaktan korkuyoruz. Sadece kendimiz olarak yaşamaktan korkuyoruz.
Sayfa 33·Kitabı okudu
“Her çocuk bir sanatçıdır. Mesele büyüyünce de sanatçı kalabilmektir.” Pablo Picasso
Sayfa 24·Kitabı okuyor