2. Anlaşma: Hiçbir şeyi kişisel algılama
Kişisel algılamak, ancak söylenen şeye katılmakla mümkündür.
Sizin bu tuzağa düşmemizin nedeni ‘bireysel önemlilik’ denilen şeydir.
Bireysel önemlilik ya da kişisel algılamak, bencilliğin en üst düzeydeki ifadesidir.
Çünkü her şeyin “kendimizle ilgili” olduğunu varsayarız.
Her şeyin merkezinde kendimizin olduğunu düşünürüz.
Ben, ben, ben, daima ben!
1. anlaşma; sözlerinizi özenle seçin.
Kendinizi ne kadar sevdiğiniz ve kendinizle ilgili ne hissettiğiniz, sözünüzün kalitesi ve onurluluğuyla doğru orantılıdır.
Sözleriniz günahsız ise, kendinizi iyi hissedersiniz. Kendinizi mutlu ve huzurlu hissedersiniz.
***
Eğer mutlu olmak istiyorsanız, özgür olmak istiyorsanız, cehennem boyutunda varoluşunuzu aşmak istiyorsanız bu ilk anlaşmayı kendinizle yapmak zorundasınız.
Sizin fikirleriniz sizin bakış açınızdan başka bir şey değil. İlle de doğru olması gerekmiyor.
Fikirleriniz inançlarınızdan, egonuzdan ve bireysel rüyanızdan kaynaklanıyor.
Zehri yaratıyoruz ve başkalarına yayıyoruz çünkü kendi bakış açımızın doğru olduğunu hissetmek istiyoruz.
Yaşamak insanların en büyük korkusu. Ölüm sahip olduğumuz en büyük korku değildir; en büyük korkumuz yaşamak için risk almaktan korkmamızdır.
Gerçekte kim olduğumuzu ifade ederek yaşayabilme riskini almaktan korkuyoruz.
Sadece kendimiz olarak yaşamaktan korkuyoruz.