Düşünce özgürlüğünü bir kavram olarak bile ortadan kaldırmanın en iyi yolu, düşünmeyi bilmeyen kuşakları yetiştirmektir. İşte bu yönden, bir süredir, bu ülkede okuyan,bağımsız düşünebilen insanların sayısını azaltmaya, gittikçe yok etmeye yönelik bir kültür politikası güdülmektedir. Toplumu, yalnızca boğazını düşünen bir koyun sürüsüne dönüştürme amacıyla izlenen bu politikanın yöntemlerinden biri de, kitap düşmanlığı ve okuma korkusu yaratmak; yazarı,sanatçıyı, okuru yıldırmaktır.
Bazen ne virüsler ne bakteriler, yani insan vücuduna yabancı canlı organizmalar değil de insanın kendi öz beyni hasta eder kişiyi. En büyük düşmanı, en acımasız muhalifi kesilir insanın başına.