"Kır at, kır at, canım kır at! Bilirim dostsun, kardaşsın, yoldaşsın, gönüldeşsin, bizden ayrılmazsın ama, orada kalırsan açlıktan öleceksin. Geriye dönme! Bir daha geriye dönüpte eve gelme!
Sağlıcakla kal.
Bütün fırtınalar yıkım getirir ama yağmurla birlikte hem tarlalar sulanır, hem de gökyüzünden bilgelik yağar. Bütün fırtınalar gelip geçer. Ne kadar şiddetliyse o kadar kısa sürer.
Sordum ona "Senin de yüreğin çarpıyor mu?" diye.
Çarpıyormuş. Herkesin ki çarparmış. Ama kimininki aydınlık olurmuş, kimininki karanlık. Dışarıdan hangisinin karanlık, hangisinin aydınlık olduğu nasıl anlaşılır İnci? Nevin'e sordum:
"Dünyanın en zor işidir onu birbirinden ayırmak," dedi.