Kitap edebi bir kurgu değil bilimsel bir psikoji kitabı. Kişisel gelişim kitaplarıyla karıştırılıyor ama bu bir kişisel gelişim motivasyon kitabı değil yine de okurken kişisel geliştirme etkisi de var.
Bilmeyenler için belirteyim Adler bireysel psikoji ekolünün kurucusudur.
Bu kitap Alfred Adler in 1920 yılında Viyana halk enstitüsünde verdiği bir yıl süren konferansların tasnifinden oluşuyor. Bu tasnifi ise Dr Gus Broser gerçekleştiriyor. Kitap kurgu değil bilimsel demiştim bu yüzden sindire sindire okumalısınız. Çünkü çok fazla bilgi barındırıyor. Bilimsel olmasına rağmen dili herkese hitap eden bir sadelik ve akıcılıkta. Bunda çevirmeni Kamuran Şipal in de etkisi büyüktür.
Kitapta Jung ,Adler, Freud dan da bahsediyor. Hepsi farklı ekollerle Keskin bir şekilde birbirinden ayrılsa da hepsi birbirinin tamamlayıcısı niteliğinde. Alfred Adler için özellikle; orta ve küçük kentlerde daha çok gençlere hitap ettiğine dair bir kanidan bahsediliyor ama okuduğumda içinde bulunduğumuz çağda bu kanının pek doğru olduğunu söyleyemeyiz.
Kitap başlarken aynı zamanda size, bu kitaptan ogrendiklerinizle insanları yargılamanız konusunda uyarıyor ki kitabı okuyan bir kaç yakınım da bana aynı uyarıları yapmıştı. Maalesef ki bu zihnen engel olabileceğim bir durum değildi. Yine de ben en çok kendime döndüğümü, yargıladığımı, sorguladığımı, keşfettiğimi, fark ettiğimi söylemeliyim.
Kitaptan öğrendiğiklerim
-bir insanı tam anlamıyla tanımak imkansızdır
-ancak anlamaya çalışabilirsiniz
-bunu da sadece davranışlarına bakarak değil çocukluğu ve çevresiyle birlikte ele alarak yapılabilir.
- Adler e göre insan toplumsal bir varlık ve toplumla birlikte, toplumsal görevleriyle yaşamalıdır. Elbette toplumda görevlerini yerine getirmeyenler olacaktır ve bunların