“…..O, her şeydir, her şeyin bir araya gelmesidir, çünkü düşünüyorum ki, Tanrı tarafından desteklenmeyen,Tanrı onu var etmeden, ona varlık vermeden hiçbir şey var olamayacağından, demek ki O vardır, her şeyde var olan odur, evet Tanrı kendisi hakkında, ona ne diyeceğimiz hakkında diyor ki, benim adım BEN’im olsun””.”
“….. her zaman söylediğimi söylüyorum, hiç kimse Tanrı hakkında bir şey söyleyemez, ama Tanrı olmadan hiçbir şeyin olmayacağını düşünmek mümkün, Tanrı herhangi bir şey değil, o her şeyin bir sınırının olduğu, yaratılmış şeylerin dünyasından ayrıdır. O, zamanın ve mekânın dışındadır, bizim düşünemeyeceğimiz bir şeydir, O, mevcut değildir,O, herhangi bir şey değildir, başka bir deyişle O, hiçbir şeydir ve hiçbir şey kendi kendini yaratamaz, çünkü şeylerin var olmasını mümkün kılan Tanrıdır, Tanrı olmasaydı hiçbir şey olmazdı.”
“….. çünkü hayat anlaşılır bir şey değildir, ölüm de değildir, diğer bir ifadeyle tuhaf bir şekilde hem hayat hem ölüm anlaşılabilir şeylerdir ama düşüncelerle değil…”
“…… çünkü Tanrı kelimesinin kendisi bile Tanrı’nın gerçek olduğunun kanıtı, diye düşünüyorum çünkü saat Tanrı kelimesinin ve kavramının olması, Tanrı’nın gerçekliğini gösterir, diye düşünüyorum, bunu asla ne olursa olsun, en azından düşünülmesi mümkün bir fikir, böyle de zaten, bundan fazlası olmasa bile, ama şurası kesin ki ancak her şey en karanlık, en siyah olduğunda ışık daha da görünür olur, ışık ancak o zaman görülebilir, karanlık o zaman parlar, evet, evet, en azından benim hayatımda her zaman böyle olmuştur, en karanlık anda ışık belirmiştir, o zaman karanlık parlamıştır, ve belki çizdiğim resimlerde de durum böyledir, en azından umarım böyledir.”
“…… deniz aniden değişir, kararsızdır, ne olacağını bilemezsin, ancak bilebildiğin tek şey hava güzelse, gökyüzü bulutsuzsa denizin çok dalgalı olmayacağını varsaymandır.”