Bu romanı bitirmek gayesiyle sakın sakın başlamayın romanda bir bütünlük aramayın kim kimdi neydi kaygısına düşmeyin tutunamayanlar öyle bir roman ki sayfa 100 den başla sayfa 400 den başla ilerlersin romandan çok etkilenirsin bitmesin diye gözünün içine bakarsın ama biri gelip bu roman ne anlatıyor dediğinde anlatacakların bir paragrafı geçmez. Aslında herkesin hayatıdır tutunamayanlar.Bu kadar yarıda bırakılmasına anlam veremedim.Manzume bölümünü atlarsanız daha az yorucu olabilir.Bırakın kitap sizi zaten içine alır sadece şans verin ondan sonra sizin iç dünyanızı ele geçirir bilinçaltınıza eğilir ve dersiniz işte başyapıt.
“Siyah çevceveli ciddi bir ilan:bu kitap ne ciddi kavgaların ne büyük ve yaygın sıkıntıların,ne de ezilen insanların romanıdır;bu kitap mustarip bir ruhun iç çekişmelerin romanıdır.”(syf:559)
"Nişanlın neden kafeste?" diye sordum. Halkını sevdiği içinmiş.
"Sen niye buradasın?" diye sordum Nevin'e.
O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.
Sen Filiz'i tanımazsın. (...) Kitap okuduğu için getirmişler. Hani kitap okumak güzeldi. Ben buradan çıkınca kitap okursam beni yine getirirler mi?
Hapishanedeki olaylar bu kadar pembe olur mu bu kadar masum bakılır mı işte çocuklar böyle 12 Eylül zamanlarının hapishanedeki bir çocuğun gözünden anlatıldığı bir roman keşke hepimiz çocuklar kadar masum olsak ama inanmasak.
Çoğu zaman Meczup olmayanların arasında Meczup hissedenlerin, maskelerini atıp kendini bulabilenlerin kitabıdır.
“Ne olursak olalım,var olmaya devam edeceğiz.#
Halil Cibran(Nar)
Derler ya bir kitap okudum hayatım değişti bu söze hiç bir zaman inanmamış biri olarak söylüyorum ki bu kitap benim hayatımı değiştirdi beni iliklerime kadar acıya boğdu kitabı okurken bazen nefes alamadığımı hissettim ilk kez bir kitabı okurken bu kadar yoğun duygular yaşadım.Kitap bittikten sonra yemeklere bile bakış açım değişti bunu kitabı okuduktan sonra daha iyi anlayabilirsiniz kitabın içeriği hakkında bilgi vermek istemiyorum çünkü anlatılmaz yaşanır.Şunuda eklemek istiyorum kitaptaki Musa karakteri Hasan İzzettin Dinamonun kendisidir kitap gerçek hikayeden kurgulanmıştır eğer gücünüz yeterse kitabın diğer serilerinide okuyabilirsiniz ben şimdilik okuyamadım.Okuyun okuyun okuyun...
Bazı eserler vardır insan ruhunun derinliklerine inen eşsiz anlatımlar sunar buda o anlatımlardan birisidir.Bu hikayede farklı inanışları olan bir insanın kutsal sayılan bir nesneye hiç bir çıkar beklememeksizin bağlanması ve içerisinde bulunduğu psikolojik geçişleri bize yansıtması eseri eşsiz kılar.İnsan nasıl körü körüne bağlanır nasıl nankörleşir nasıl bir anda nefret edilir bir anda fikirler nasıl değişir inançlar nasıl körleşir onu görebileceğimiz
kısa ama etkili bir başyapıt.