*Bu kitap "Hainli Döngüsü" nün 6.kitabı olarak geçmektedir ama serideki kitaplarda olan olaylar bağımsız olduğu için rahatça seride ilk bu kitabı okusanız da sorun pek olucağını sanmıyorum.
Kitap, her ne kadar bizi Atshe isimli büyük harika ormanlarla kaplı yeşil bir gezegene "insanlığın" gelmesi ile gelişen olaylara sürüklüyor olsa da yaşananlar kendi gezegenimizin tarihinde hiç yabancı olmadığımız trajedilerin farklı karakterler ile tekrar canlanması gibi. Kendi gezegeninin kaynakları bittiğinde başka gezegenlerin kaynaklarını kendisine hak görür gibi istila eden insanlık, olaylara seyirci kalamayan bir bilim insanı ve tüm bu olaylar sırasında hiç bilmedikleri olgularla karşılaşan ve onları en acı yolla öğrenen yerliler. Aslında bu ana olaylar zincirlemesini bize aktaran üç karakter aynı zamanda kitabın arka planında okuyucunun yüzüne vurulmak istenen insanlığın diğer yüzlerinin de temsilcileriler. Yüzbaşı Davidson insan ırkının kötü ve yozlaşmış yanını, Yüzbaşı Lyubov ile iyi yanını ve Atsheli Selver her ne kadar bu yabancı gezegenin yerlisi ve bizim için uzaylı da olsa insanlığın gelişimini temsil ediyor. Selverin temsil ettiği olgu beni en çok etkileyen oldu, özellikle de kitabın sonunda, barışçıl yüzyıllarca yaşamış olan Atshelilerin yaşanan trajedi ve kaos ile bu yaşantının içermediği zıt olguları (savaş, katliam, isyan gibi) nasıl acı bir yolla öğrenmiş ve benimsemek zorunda kalmalarıydı. Aynı insanların bu olguları çocukken bilmeyip büyürken öğrenmeleri ve bir daha benliklerinden atamayarak bu olguların bilincinde yaşamak zorunda kalmaları gibi.
Kitap hakkında tek hayal kırıklığına uğradığım konu ise çevirisi. Kitabı okurken bazı paragrafları anlayabilmek için birkaç kere okumak zorunda kaldım ve orijinal halini de okumayı denedim. Bende mi yoksa çeviride