Muhammet

10/10
·374 syf.··
2023 14. kitabı
BÖLÜM 1 Roman değil kocaman bir şiir. Yazarımızın kitabı iki bölümden oluşmaktadır. Karacadan önce ve Karacadan sonra…Kitabımızdaki ilk bölüm olgunlaşmamış bir zihnin çevresinde olup bitenleri anlamladırmaya çalışmasını konu ediyor.Yatılıda okuyan Robin bunları öyle bir dille anlatıyor ki sanki çocuksunuz ve oradasınız. Annenizi o an o hasretle özlemekte ve gece tuvalete giden Robinin korkusunu kendiniz hissetmektesiniz. Doğudaki sorunları ana hatlarıyla ince eleyip sık dokumuş bir biçimde karşımıza çıkmaktadır yazar. Öğretmenlerinin çoğunu iyi anlatmasa da Yunus Hocasından bahseder.Nitekim diğer hocalardan Bay X diye bahsetmektedir.Sanki sizin adınızı hatırlamaya bile değer bulmuyorum dermişçesine… Okuldaki zorluklar yetmezmiş gibi bir de eve gelince zorluklar görülür. Okula gidince eve, eve dönünce de okula hasret kalır bir yanı. İlk bölümde eleştirilen tek konular bunlar değildir. Çoklu sınıflar, anadil baskılanması, modernleşmeye beraber yalnızlık da eleştirilir. Hatta çoklu eğitimi şu cümleyle açıklayarak bize mükemmel kalem ve zekasını gösterir: “Çarpık kentleşme gibi bir nesil inşa ediliyordu”.Fakat en çok insan yüreğine dokunan kadın konusudur. Ana düsturu” Jin, Jiyan, Azadi” olan, Jin -kadını- özgürlük ve yaşamdan önceye koyan bir halkın kadına karşı olan yanlışlarını sıralar. Yazarın en çok beğendiğim kısmı ise başta da belirttiğim gibi devrik cümlelerle insanı kendisine çekmesi- ki bu birçok okuyucuya göre sıkıcı olabilir fakat yenilik risk ister:)- ve sorularla insanı sık sık düşünmeye sevk etmesidir.Babasının vefatını anlatırken biraz hızlı geçer ve bu gerçekten biraz kaçıyormuş hissiyatı verir. BÖLÜM 2 Kültür şoku…İstanbul’a gidiş ve doğu-batının bir olmayacağına karşı acı bir farkındalık.Vee bölüm ikiye geldik. Hayatını iki kısma ayıracak olan
Edebiyat
Bir DüştünGüven Karataş · Kitap Müptelası Yayınları · 202314 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğarak Ölmek
Puan vermedi·56 syf.··
2022 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2022 15:51
Yaşamın sonlarına doğru dünyaya gelip doğarak ölen bir adamın tuhaf hikayesi.Yaş kavramının toplumdaki yeri ve kişiselliğe olan etkilerini inceleyen bir kitap.Orta yaşların heyecanlı ve deli dolu yaşantısına övgüler,yaşamın uçlarına doğru gelişen aksiliklerden bahsediyor kitap.Aslında uçların tehlikeli olduğunu benimseyen felsefeye bir atıf.Kitabı okurken yaşımız kadar varım toplumda düşüncesi insanı sarıp sarmalıyor.Konusu hakkında bir fikrim olmadan okuduğum için oldukça sürükleyici oldu.Okumanız dileğiyle.
Edebiyat
Benjamin Button'ın Tuhaf HikayesiF. Scott Fitzgerald · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202027,9bin okunma
Spoiler
Puan vermedi·352 syf.··
2022 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 13:16
Oscar Wilde'nin tek romanı. Şair kimliğiyle tanınsa da bu tek romanıyla en az şairliği kadar büyük bir yazar da olduğunu gösteriyor bizlere. Roman kabaca fiziksel ve ruhsal olarak sağlam biri olan Dorıan'ın ressam Basil'le arkadaş olması üzerine başlıyor. Ressam için bir ideal olan Dorıan onu çok etkilemekte ve resmen sanatının tek dayanağı olmakta. Ressam vasıtasıyla Henry ile tanışan Dorıan onun düşüncelerinden çok etkilenir ve portresini yapıldığı bir gün kendisinin yaşlanıp portresini aynı kalacağı düşüncesi onu korkutur. Bunun üzerine ruhunu şeytana satıp kendisi yerine portresinin yaşlanmasını diler ve dileği gerçekleşir. Başlarda bu oldukça güzel bir şey gibi gelse de sonradan Dorıan için günahlarının bir aynası olan bu portre, yanlışlarının sonucu olarak çirkinleşmeye başlar. Çirkinliğin bu gerçekliğini bize anlatıyor roman. Yaptığımız yanlışların insanı nasıl çürüttüğünü gösteriyor. Yani güzel-çirkin, iyi-kötü kavramlarını tek bir karakter üzerinden anlatıyor kitap. Portre metaforu sayesinde biz de empati kurup kendi çirkinliğimle(günahlarımızla) yüzleşiyoruz. Dorıan'ın portreyi sakladığı gibi biz de yanlışlarımızı saklamaya çalışıyoruz. Bir yandan iğrenip bir yandan haz duyuyoruz. Ama kitabın sonlarında da göreceğimiz gibi her yanlışın bir kefareti oluyor. Tanrı bizi affetmek yerine cezalandırarak iyi olanı sağlıyor. Severek, düşünerek, ürpererek okudum. Okumanız dileğiyle..
Düşünce
Dorian Gray’in PortresiOscar Wilde · İndigo Kitap · 201799,3bin okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2022 10:27
Korkuyu beklerken 7-8 ayrı hikayeden oluşan ve her hikayede ayrı ayrı tutunamayan karakterlerin anlatıldığı bir roman. Aslında kitabın giriş cümlesinden"Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı."Oğuz Atay'ın yazım konusunu anlayabiliyoruz. Toplumda kendisini aydın olarak gören ya da gerçekten aydın olanların bir şekilde topluma uyum sağlayamaması. Düşüncelerinden dolayı toplumun onları anlayamaması, hatta anlamaya çalışmamalarıdır asıl sorun. Hikayeleri ayrı ayrı ele alamayız fakat bu hikayelerden "Beyaz Mantolu Adam" başarısız ve statü sahibi olmayan bir insanın değer verdiği bir şeyin değersiz görülmesi, dikkat çekince bu insan üzerinden kazanç sağlanması ve en son da sen bizim topluma ait değilsin şeklinde ötekileştirilmesini ele alıyor." Unutulan" adlı hikayesinde ise bir kadının tavan arasına çıkması, geçmişiyle yüzleşmesi ve içsel sorgulamanın başlaması ele alınıyor. Aynı şekilde "Korkuyu Beklerken" adlı hikayesinde de buna benzer bir durum söz konusu. Karakterimize bilinmeyen bir mektup gelir ve evden çıkamaz olur. O da içsel hesaplaşmaya varır. Yazarın amacı da budur zaten. Tutunamayan bu karakterlerimizi izole edip onları konuşturmak;korkularıyla, hayalleriyle, pişmanlıklarıyla yüzleştirmek. Oğuz Atayı okudukça hemen tüm büyük yazarların seslerini duyacaksınız fakat harmanlanmış ve özgün hale getirilmiş bir biçimde. Biraz karamsar diye nitelendirilebilir olsa da insanın sorguya düşmesini sağlayan çok güzel bir kitap. Umarım siz de okursunuz. Hayata sıkı sıkıya tutunmanız dileğiyle :)
Düşünce
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 87. kitabı
Stefan'ın mutlu sonla bitirdiği çok nadir romanlardan biri diyebilirim. İnsanın her şeyinin tam olmasının heyecan arayışına vesile olduğunu, bunun devamı olarak da yapılan eylemlerin tedirginlik verici akışını okuyoruz bu kitapta. Karakterimizin aslında mutlu bir evlilik yaşadığını bize hissettirse de roman bazı yerlerde-"Kocası hiçbir zaman kişisel görüşlerini ona açıklanmamış, ama öte yandan o da bir sorununu ona içtenlikle açmamıştı"-aslında evliliğin gelişigüzel olduğunu belki de kitaptaki yanlış eylemin nedeninin bu olduğunu düşündürüyor. Kadının bir yandan kocasını aldattığını itiraf etmeyi düşünmesi öbür yandan da bu itirafın sonuçlarından korkması asıl olarak kitabın ana fikrini oluşturuyor. Bu ana fikir kitaptan örnek vermek gerekirse tam olarak şu cümleler kafi:"İçte tutulan gözyaşları akıtılanlardan daha acıtıcıdır" bir başka yerde "Ve bir şeyi saklamak, söylemekten çok daha ağırdır".Zweig'in yaptığı karakter tahlilleri sayesinde kadının bu ikilemini ruhumuzun derinlerine kadar hissettiriyor. Kitapta kadının eşinin kadına hatalarını anlatması için izlediği yol ne kadar tartışmaya açık olsa da nihayetinde başarıya ulaşıyor yaptığı plan. Ve karakterimiz her şeyi itiraf ediyor. Alacağı cezayı korkuya yeğliyor. Mantıklı olan da buydu zaten. Çünkü kitapta da geçtiği üzere: "Korku cezadan daha beterdir, ceza bellidir. Ağır da olsa hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir."
Edebiyat
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125,1bin okunma