Türkler artık "türk" değil , başka birşey olmak istiyorlarmış çünkü . Bu yüzden kılık kıyafet devrimini icat etmişler , sakallarını tıraş etmişler . Dillerini ve harflerini değiştirmişler . Daha veciz konuşmayı seven bir dükkan sahibi , müşterilerinin bir elbiseyi değil aslında bir hayali satın aldıklarını açıklamış . O elbiseyi giyen " ötekiler " gibi olabilme hayaliymiş asıl satın almak istedikleri .
Anne çocuk , kadın erkek ,ihtiyar genç herkesin hep aynı resmi , gözünden kocaman bir damla yaş akan mahzun ve Avrupalı suratlı çocuk resmini anlaşılmaz bir iskele alıp duvarlara , kapılara asmasını nasıl anlamak gerekiyordu ?
Hep başka şeyler anlatmayı düşledim : atlı Silahşörleri , puslu bir sabah karanlık bir ovanın iki ucunda birbirlerine saldırmak üzere hazırlanan içyüz yıl öncesinin ordularını , kış geceleri meyhanelerde birbirlerine aşk hikayeleri anlatan mutsuzları , karanlık şehirlerin içinde bir esrarın peşinde kaybolan aşıkların bitip tükenmeyen maceralarını anlatmayı düşledim hep , ama allah bana baska türlü hikayeler anlatmam gereken bu köşeyle siz okurlarımı verdi yalnızca . Karşılıklı idare ediyoruz .