Rümeysa

Çocuklar eğer açıklama yanlışsa bunu yakın zamanda fark edebilir ancak vahşiler için durum böyle değildir. Öyle bir bilgisizlik hakimdir ki en saçma açıklamanın bile yanlış olduğunu göremez, ona sıkıca tutunur ve kullanmaya devam ederler. Zihinlerinde tutarlılık yoktur ve tutarsızlık onları rahatsız etmez.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Reklam
Toplum daha insancıl hale geldikçe, acımasız ve kanlı dinsel törenler, uzun bir süre cahilliğe ve coşkuya sıkıca tutunmuş olsalar da kamu vicdanındaki desteklerini kaybeder ve değişmeye ve yok olmaya mahkum olurlar. Ve yeni bir bireysellik bilinci yayıldığında, insanlar kişisel yaşamın sonsuz değerini ve sonsuz sorumluluğunu hissetmeye başladığında, kabul edilen eski halk dini manasız ve yapmacık gelecek ve insanlar daha kişisel ve daha samimi din türleri arayacaklardır.
Sayfa 25·Kitabı okuyor
İnsanların ihtiyaçları değiştikçe dinleri de değişecektir. Medeniyetin büyümesinde insan ihtiyaçlarının kademeli olarak yükselmesi ve rafineleşmesi dini gelişiminin itici gücüdür.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
Bütün tapma eylemlerinde tapınılan nesnenin tapan kişinin gücünün yetmediği bir şeye gücünün yettiği ima edilir. Eğer kişinin kendi gücü yetseydi dine ihtiyacı olmazdı. Eğer hayatında her şey mükemmel olsaydı dua ederek isteyeceği bir şey olmazdı veya tamamen sefil ve başarısız bir hayatı olsaydı umuda yer kalmaz, yüksek güçlere başvurmazdı. Fakat bu iki durumda söz konusu değildir.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
"Din, insanın ahlaki karakterini etkileyebilecek dışa vurumlar altında sonsuzun algılanmasından ibarettir." Tanımın bu şekli, tapınmanın, yani insanın ahlaki karakterinin kendi korku, şükran, sevgi ve pişmanlık şeklinde gösterdiği pratik faaliyetin, dinin önemli bir parçası olduğunu ve sonsuzun bunun dışında algılanmasının sadece işin bir tarafı olduğunu kabul eder.
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Reklam