Merdümgiriz

Merdümgiriz
@Merdumg1r1z
Araftayız. İrfanımızı maziye bağlayan köprüleri berhava ettik... Düşünce yok artık. |Cemil Meriç
Ömer Hayyam
Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye, Altınları, gümüşleriyle övünmeye, Tam işleri dilediği düzene girer, Ecel çıkıverir pusudan; Benim ben diye.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kadı Ebu Tahir: -Demişsin ki "Bazen camiye giderim, orası gölgeliktir, güzel uyku çekilir." Ömer Hayyam: -Sadece rabbiyle barış içinde olan bir adam ibadethanede rahatça uyuyabilir. Ebu Tahir şüpheci bir ifadeyle suratını asınca, Ömer heyecanlanıp ileri gitti: - Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Edebiyat
Hesap makinesi Math ERROR verdi
Protein, bütün canlı organizmaların temel maddelerinden birini teşkil eder. Bilindiği üzere bu albüminli madde, beş elemandan meydana gelmiştir: Karbon, hidrojen, azot, oksijen ve kükürt. Bir ünite proteinde 40 bin kadar molekül bulunur. Şimdiye kadar bilinen yüz civarındaki element tabiat içinde düzensiz olarak serpiştirilmiştir. Şimdi düşünelim: Tesadüf yoluyla bu beş elemanın bir araya gelerek, sadece bir ünite protein meydana getirmesi acaba ne kadar zaman ve ne kadar madde gereklidir? Matematikçiler hesap etmişler ve ihtimalin on üstü yüz altmışta bir (1/10¹⁶¹) olduğunu söylemişlerdir. Yani on rakamı yüz altmış defa kendisiyle çarpılarak meydana gelen sayıya göre bir ihtimal. Biz bu rakamı kelimelerle ifade imkânına sahip değiliz. Bu iş için gerekli zaman ise on üstü iki yüz kırk üç yıl olarak hesaplanmıştır.(10²⁴³ yıl)
Din
"Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. (Böyle iken) yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bunlarda akıllarını kullanan bir toplum için ibretler vardır." ( Ra'd 13/4)
"Kâinat ve kâinatta görülen nizam ve ahenk, kör tesadüfün eseri olarak meydana gelmiştir ". Bazı olayların meydana gelişinde tesadüfün rolü olduğunu inkar edemeyiz. Fakat yeryüzünü, insanları, hayvanları, bitki ve cansızları yaratan, dünyayı milyonlarca senedir bir milimetre dahi sapmadığı yörüngesinde döndüren, pek büyük ve pek çok olmalarına rağmen yıldızları ve gezegenleri birbiriyle çarpışmadan, bir ahenk içerisinde, dehşet verici bir süratle döndüren, hareket ettiren şeyin kör tesadüf olmasını- hareket noktası inkâr olmayan- hangi akıl ve mantık kabul edebilir? O halde şu akıllıra hayret veren eşya ve tabiatın oluşumu ve bunlarda hüküm süren değişmez ve şaşmaz kanun, nizam ve düzenin kuruluşu ve devamı hiçbir şekilde tesadüfe bağlanamaz. Kur'an-ı Kerîm de tesadüf ihtimalini reddeder: "O'nun delillerinden biri de gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır" (Rûm 30/22).
Din