Ama çıplak değildim. Üzerimde gelinliğimin birebir aynısı bir elbise vardı; tek fark bu elbisenin kömür rengi olmasıydı ve üzerinin küçük küçük kuş tüyleriyle kaplı olmasıydı. Merak içinde, elbisemin uzun ve havada salınan kollarını havaya kaldırdım ve işte o anda kendimi dev ekranda gördüm. Kollarımdaki beyaz lekeler dışında baştan ayağa siyahlar içindeydim. Yoksa kanatlarım mı demeliyim? Çünkü Cinna beni bir alaycıkuşa dönüştürmüştü.