"Teleoloji" kavramıyla tanışıyoruz kitapta. Adler psikolojisi odağında farklı bakış açılarını sorguluyoruz. Kitap bize düz bir şekilde anlatmak istediklerini vermekle kalmıyor, bunların sorgulamasını da kendi içinde yapıyor. Bu da okuma zevkini oldukça artırıyor. Anlatılanları hemen alıp kabul etmeyin, sorgulayın, karşı çıkın, düşünün.. Böylece daha çok içselleştireceksiniz diyor sanki. Özellikle etkilendiğim konu başlığı ise "Normal olma cesareti" oldu. Hayatımı belli bir düzene oturtmak için çabaladığım bu dönemde hiç bakmadığım bir pencere sundu bana. İlk okuyuşta rahatsız edici derecede buruk, biraz düşününce tatlı bir su kadar ferah geldi bu ifade. Özel olmak için verdiğimiz çabanın olumlu sonuçları kadar olumsuz sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz okurken. Ve bunun aslında çok ciddi bir ilüzyon olduğuyla. "Dünya, onu nasıl algıladığımızdır." Bazı basit cümleleri anlayabilmek içinse sandığımızdan çok emek gerekebilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabın ana fikri çok güzel, fakat böyle bir fikrin hikayede harcandığını düşünüyorum. Bazı kısımlar gereksiz derecede uzatılmıştı ve okuma zevkini düşürüyordu. Bir noktada konunun yükselmesini bekliyorsunuz fakat öyle bir nokta hiç gelmiyor. Körlerin yaşadığı olayların biraz daha gerçekçi kurgulanmasını beklerdim onun yerine bolca vahşet sahneleriyle doldurulmuş. Bir de kitaptaki ana karakter diyebileceğimiz kadının çeşitli durumlarda gösterdiği merhamet ve acıma duyguları bana gerçekçi gelmedi. Etkin bir rol oynamak yerine daha çok gözlemci gibiydi diyebilirim. Sanki bir Tanrısal bakış açısı oluşturulmak istenmiş. Hikaye bilimkurgu veya fantastik bir hikayeden çok metaforik bir modern dünya analizi gibi. Fakat kendi adıma işleyişteki eksiklikler o kadar gözüme battı ki verdiği mesaja odaklanmakta zorlandım. Kısacası keyif aldığımı söyleyemem.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma
Daha epik bir dil ve daha farklı çıkarımlar beklediğim bir kitaptı. Beklentimi tam anlamıyla karşıladığını söyleyemem. Yine de gerçek anılara ve tecrübelere dayanıyor oluşundan dolayı büyük saygı duydum. Yazar esir kampında insanı yaşama bağlayan şeyin sorumluluk bilinci oluşturmak olduğu çıkarımını yapmış tabi bununla beraber kitabın son bölümünde yer verdiği "logoterapi" kavramını geliştirmiş. Viktor E. Frankl
Çok büyük bir felsefi birikim gerektirmeyen, konuya ilgi duyan herkesin biraz üzerine düşerek anlayabileceği bir kitap. Byung chul han'ın okuduğum ikinci kitabı oldu. Diline alıştıkça, fikirlerini çözümlemeyi daha çok seviyorum. Byung-Chul Han
O kadar derinlikli bir dünya ki, bazı cümleleri bir şeyler mi kaçırıyorum diye iki üç defa okuduğum olmuştur. Şimdiye kadar en sevdiğim bilim kurgu serisi.
Dune ÇocuklarıFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20215,9bin okunma