"Sadece pürüzsüzlüğün pozitifliği dokunsal mecburiyeti tetiklemektedir. İzleyiciyi mesafenin eksikliğine, dokunmaya davet etmektedir. Fakat estetik bir yargı düşünsel bir uzaklığı gerektirir." Chul Hang bu kitapta pürüzsüzlüğün davetkar bir tüketim nesnesi olmaktan öteye geçemediğini anlatmakta, bunu güzelden ayrıştırmaktadır. Güzel olan tamamen aşikar değil, örtülü olandır. İnsanda onu elde etme arzusu oluşturmaz, daha ziyade insan güzel tarafından zapt edilir. Güzel varoluşsal olarak örtülüdür, görmeyi ve düşünmeyi gerektirir. Byung-Chul Han
Şimdi de aynen öyle tüm yaşamın ölümle sona ermediğine güvenip kendini bırakmaktır mesele. Sadece yaşadığımız hayat mevcut biçimiyle sona eriyor, başka bir yaşam için varlık uykusunda dinlenmeye çekiliyordur. Tıpkı uykunun şifa verebileceği gibi varlık uykusu da yaşamın yaralarını iyileştirebilir. Başka bir biçimde yeniden başlamazdan önce. Eski yaşamda halledilmemiş işler şimdi olası bir başka yaşama emanet edilebilir. Daha bu dünyada şen bir sükunetle ucu açık yaşayabilirsiniz böylece. Başka ve yeni bir yaşam olasılığını hesaba katabilirsek yaşlanan sırtımızdan güya biricik olan yaşamımızdan mecburen her bir şeyi talep etmekten kaynaklanan yaşam stresinin yükü hafifler. Peki ya öyle olmazsa? O zaman da o tek yaşamımız güzel bir yaşam olmuştur en azından.