"İnsan en büyük hatayı zaman konusunda yapıyo. Zamanın sahibi sanıyo kendini. Nasılsa yaparım, daha zamanım var diyo her seferinde. Oysa zaman akıp gidiyo ellerinden. Sonra kömürlükteki bisiklete bakıp yıllar ne çabuk geçmiş diye hayıflanıyo kendi kendine. Şu arkadaki iki tekeri neden sökmedin ulan İskender diyo. Oğlunun büyümesine yardım etmek varken neden dışardan izledin? Her şeyi ailen için yaptığını sanırken neden onlarla daha fazla zaman geçirmedin?"
Bu dünyadaki en büyük korkuymuş meğer sevdiğini kaybetme korkusu. Çığlık atmaya çalışıp da sesini bile çıkaramadığın bir kâbus sanki. Hiçbir tehlikenin olmadığı, kötülüklerden uzak, iyilerin kazandığı, kötülerinse cezasız kalmadığı bir dünyada sevmek, hem de masal gibi sevmek isterdim seni. Ama ne yapalım, bizim de payımıza bu düştü işte.
Leyla'nın gözlerine baktığımda kendi ömrümü görüyorum. Dünüm, bugünüm, yarınım. Hepsi Leyla'nın gözlerinde. Zaten ömür dediğin, sevdiğinin gözlerine bakarken geçen en kısa zaman dilimidir.