Sabahleyin, İsabekov hala uyuyorken, Anara babasının masasının üzerinde Moskova’ya çekişmek üzere yazılmış ama henüz gönderilmemiş bir telgraf gördü:”Sabira, sana geliyoruz.” Anara eline kalemi aldı ve okunaklı harflerle şunları ekledi:”Anne, bizi karşıla. Sana kırmızı bir elma getiriyoruz.”