herakleitos = devinim, oluş, adalet, çatışma ve logos / ateş. herakleitos'u anlayabilmek için işte bu kavramları bilmek gerekir. bu kavramlar yalnızca herakleitos'u anlayabilmeye değil, felsefeye de muhteşem bir başlangıç yapmaya vesile olabilir.
devinim, yani hareket. "hareket var mıdır, yok mudur?" sorusu büyük tartışmalara sebep olmuş. parmenides harekete "yanılsama" derken, herakleitos ise "gerçek" diyor. bu soru neden önemli? neden böyle tartışmışlar? çünkü, hareketin olup olmaması "varlık" problemine dâir bir konudur. parmenides varlık olarak bir'i kabul ediyor, ona göre bu varlık değişmez, dönüşmez, hareket etmez ve süreklidir. bir'e varlık demenin tabiî sonuçları zaten bunlardır, zirâ değişim veya hareket çokluk'u mecbur kılar.
herakleitos ise tüm bunlara karşı çıkıyor. çünkü ona göre hareket vardır, gerçektir. o hareketin sonsuz olduğunu iddia ediyor. bunun sonuçları nedir? birincisi, süre gerçek değildir. ikincisi, süreklilik gerçek değildir. o her şeyin akıp gittiğini söylüyor, kalıcı olan bir şey yoktur diyor. dolayısıyla, her şey her an değişiyor; oluyor veya bozuluyor. bu nedenle herakleitos "varlık var mıdır" sorusuna olumsuz yanıt veriyor. ancak olan'ın gerçekliğini kabul ediyor, bu olan'ın sonsuz dönüşüm hâlinde olduğunu söylüyor. işte, burada, devreye oluşun ilkesi olarak "ateş"i sokuyor. tüm bu dönüşüm, oluş, bozuluş, sonsuz hareket... bunların hepsi "bir" olan ateş'in muhtelif görünümleridir, dolayısıyla hepsi de gerçektir.
şimdi, oluşun diğer bir yöne vardır. nietzsche, herakleitos - parmenides - anaksimandros arasında bağ kurar; özellikle herakleitos ile anaksimandros arasında hoca / öğrenci ilişkisi olduğunu iddia eder. felsefe tarihçilerininin çoğunun bunu reddettiğini belirtelim. eğer nietzsche haklıysa, ki bence haklı, herakleitos'un