Kadınların altın çağında geldim
Anamın verimli zamanıydı
Beni dünyaya dışladığından beri
Hiçbir kadın doğurmadı.
Hiçbir adam sevilmedi
Doğumun etkisini atamadı
Üzerinden hiçbiri...
Üç iskelet vardı alnımda
Aklımdaysa, kan rıhtımı
Bakma insanın nereden geldiğine
Hepsi budur işte,
Neden, olduğunu bilmemek
İnsanın geldiği uzun yoldur.
Ve tanrı ıslanır göz yaşında,
Sırılsıklam,
Allak bullak.
Akımına giren nesneler buğulanır.
Bir hayale bürünür deniz
Gecelikli bir esmer olur ansızın
Çocuk yapar koynunda mavzerin
Şarapnel eker mabedine
Ve besler.
Ve silinir böylece,
Doğumdan kalan tüm izler.
Herkesi öldürmek, zor ağrısıdır
Evet zorun, bir ağrısı vardır.
Başarı zamanla hüzne çöker
Okuduğum ilk Canan Tan kitabı Kelepçe
İzmir Aliağa Kadın Kapalı Cezaevindeki kader mahkûmlarının hayat hikayelerini okurken içiniz sızlayacak ve kadınların aslında neden suç işlediklerini (zorunda kaldıklarını) anlayacak, acılarını paylaşacaksınız.
Bazen anlamak için dinlemek (okumak) yeterli olabiliyor. “Büyük konuşmasın hiç kimse! ‘Böyle bir şey başıma gelmez!’ demesin. ‘Asla’ diye başlayan cümleler kurmasın. Hiç ummadığınız bir anda, kapkara bir çukurun dibinde bulabilirsiniz kendinizi. Tıpkı benim gibi...” diyor Beyza.
KelepçeCanan Tan · Doğan Kitap Yayınları · 20164,265 okunma