Mert Can Mantar

Mert Can Mantar
@MertMantar
Adnan Menderes üniversitesi
Çanakkale
Aydın
119 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
-Yasalara göre yaşamak insanı bunaltır! Ben suçtan yanayım. Şerefe -Bu devirde insanlar çok çabuk unutuluyordu. -Ne gecenin dehşetinden korkarsın ne gündüz uçan oktan. Sen yalnız kendi gözlerinle seyredecek, kötülerin cezasını göreceksin. -Cinayet buydu işte. Bu kadar kolaydı! Ama sonra asla unutulmuyordu, her anı anımsanıyordu... -Şimdi anlıyorum ki hiçbir sanatçı yalnızca sanatıyla yetinmez. Yadsıyamayacağı bir ihtirasın tutsağı olur.
Reklam

Mert Can Mantar

, bir kitap okudu
9/10
·224 syf.·
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Agatha Christie
8.7/10 · 43,5bin okunma
-Bizden korkma, sade ve gösterişsiz insanlarız. -Sen kitapları okuyarak kendi yolunu kendin buldun. -Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım. -Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü. -Halbuki düşünsene,bir zamanlar tüm masumiyetimle yüksek makamlarda oturan, güzel evlerde yaşayan, banka hesabı olan eğitimli insanların ne kadar değerli olduklarına inanırdım. -Bu kapkaranlık dünyada üzerime düşen ışıksın sen. -Dünyanın asıl devleri yazan insanlardı. -Sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım. -Bir adamın karnını kim doyuruyorsa onun efendisi odur. -Eşitlik adına eşitliği yok ederler. -Vardığın hükümler okuduğun kitaplarla paraleldir mutlaka. -Kelimelerim, içlerine yüklemek için onca çaba gösterdiğim anlamlarını sana aktarmıyor. -İnsanlardan iyice uzaklaşmıştı. Onlara düzgün davranmak her geçen gün daha zor geliyordu... -Kitaplar haklıydı.Dünyada böyle kadınlar da vardı. Karşısındaki onlardan biriydi.
Göz yaşı dökmeden bitirmek mümkün değil...
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Ah Jack London, sensin Martin, benim, biziz. Hepimizin yüreğinde bir parça Martin var lakin o hepimizden daha kararlı, hepimizden daha mücadeleci ve pes etmeyen bir karakter. Okuduğum yüzlerce kitapta binlerce karakterde hicbir zaman bu kadar kendine inanan ve kafasına koyduğu hedeflere ulaşabilmek için savaşan bir karakter hatırlamıyorum. Okumamış, cahil, konuşmayı bile yetkin seviyede başaramayan bir proloter, deniz işçisi ile tanıştırıyor kitabın başlarında bizi Jack London. Arkadaşının yemek davetiyle dünyasını değiştirecek o varlığı görüyor, Ruth... Kulaklarımızda Cem Karaca'nın Tamirci Çırağı yankılanıyor, "İşçisin sen işci kal Martin..." Ruth edebiyat okumuş prenses bir burjuvazi kızıdır. Martin belki cahil cühela lakin karşıkonulması zor bir erkek, çekici ve etkileyici. Ruth ikilemlerle yaklaşıyor icten içe kendine uygun olmadığını bilse de Martin'in kaslı kollarına ve erkeksi özelliklerine boyun eğiyor. Martin kendisini gelişirmesi gerektiğini biliyor Ruth'tan okuma tavsiyeleri, eğitim tavsiyesi alıyor. İlk başta Ruth seviyesine gelmek bile çok uzun bir süre gerektirirken, hiç beklenmedik süre zarfında Ruth'tan çok daha fazla gelistiriyor kendini. Gecelerce okuyor, kendisini her alanda geliştirmeye çalışıyor, belli bir seviyeye ulaşıyor. Lâkin Ruth'un anne ve babası asla kızlarına yakıstıramıyor bu "serseri, işi gücü olmayan alt tabakayı" Ruth bir yandan asla aşık olmayacağını söylese de ailesine, yüreğin dilden daha kuvvetli olduğunu bilmiyordur. Ruth'da ara ara Martin'e babasının yanında çalışmasını yahut elle tutulur bir işe girmesi gerektigini telkin ediyor. Martin ise yazar olup entelektüel bir seviyeye ulaşarak Ruth'a "yakışmak" ve ona iyi bir bir mevkideyken iyi bir hayat sunma hülyalarında geziyor. Ruth asla inanmıyor Martin'in bu yolda başarılı
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma