Mert Can Mantar

Mert Can Mantar
@MertMantar
Adnan Menderes üniversitesi
Çanakkale
Aydın
119 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Göz yaşı dökmeden bitirmek mümkün değil...
9/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Ah Jack London, sensin Martin, benim, biziz. Hepimizin yüreğinde bir parça Martin var lakin o hepimizden daha kararlı, hepimizden daha mücadeleci ve pes etmeyen bir karakter. Okuduğum yüzlerce kitapta binlerce karakterde hicbir zaman bu kadar kendine inanan ve kafasına koyduğu hedeflere ulaşabilmek için savaşan bir karakter hatırlamıyorum. Okumamış, cahil, konuşmayı bile yetkin seviyede başaramayan bir proloter, deniz işçisi ile tanıştırıyor kitabın başlarında bizi Jack London. Arkadaşının yemek davetiyle dünyasını değiştirecek o varlığı görüyor, Ruth... Kulaklarımızda Cem Karaca'nın Tamirci Çırağı yankılanıyor, "İşçisin sen işci kal Martin..." Ruth edebiyat okumuş prenses bir burjuvazi kızıdır. Martin belki cahil cühela lakin karşıkonulması zor bir erkek, çekici ve etkileyici. Ruth ikilemlerle yaklaşıyor icten içe kendine uygun olmadığını bilse de Martin'in kaslı kollarına ve erkeksi özelliklerine boyun eğiyor. Martin kendisini gelişirmesi gerektiğini biliyor Ruth'tan okuma tavsiyeleri, eğitim tavsiyesi alıyor. İlk başta Ruth seviyesine gelmek bile çok uzun bir süre gerektirirken, hiç beklenmedik süre zarfında Ruth'tan çok daha fazla gelistiriyor kendini. Gecelerce okuyor, kendisini her alanda geliştirmeye çalışıyor, belli bir seviyeye ulaşıyor. Lâkin Ruth'un anne ve babası asla kızlarına yakıstıramıyor bu "serseri, işi gücü olmayan alt tabakayı" Ruth bir yandan asla aşık olmayacağını söylese de ailesine, yüreğin dilden daha kuvvetli olduğunu bilmiyordur. Ruth'da ara ara Martin'e babasının yanında çalışmasını yahut elle tutulur bir işe girmesi gerektigini telkin ediyor. Martin ise yazar olup entelektüel bir seviyeye ulaşarak Ruth'a "yakışmak" ve ona iyi bir bir mevkideyken iyi bir hayat sunma hülyalarında geziyor. Ruth asla inanmıyor Martin'in bu yolda başarılı
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
Sevgili dostumuz Nora Seed, intihara karar vermişti. Kedisi ölmüş, işini kaybetmiş, arkadaşları ve abisi ile uzak ve kopmuş bir dönemdeydi. İkili ilişkileri arzu ettiği semalara ipi kopmuş bir uçurtma gibi veda ediyordu. Birkaç ilaçla birlikte sürdürülemez olduğuna inandığı yaşama el sallamaya karar verdi. Ölümle yaşam arasında yer alan o bilinmezlikte Nora'yı bir kütüphane bekliyordu. Gece Yarısı Kütüphanesi... Zamanın 00.00'da durduğu bir mekan. Nora burada yaşamayı arzu ettiği hayatlarla dolu kitaplara sahipti, her bir kitap ona iyi geleceğine inandığı yaşamları barındırıyordu sayfalarında. Kedisinin hayatta olduğu evren, olimpiyat şampiyonu olduğu evren, evli çocuklu olduğu evren, abisiyle arasının iyi olduğu evren, milyonlarca takipçisi olduğu evren vs... Nora'nın tıpkı bizler gibi arzu ettiği hayatlar vardı ve bu hayatlara kitapların giriş cümlelerini okuyarak dahil olabiliyordu. Lakin heyecanla gittiği, mutlu olduğunu düşündüğü hayatlarda bir de onu bekleyen mutsuzluklar vardı. Belki kedisi hayattaydı lâkin abisi yoktu, belki olimpiyat sampiyonuydu ama çıkar gözetmeksizin sevilmeye hasretti, belki eski sevdiği adamla evliydi ama aldatılıyordu... Tam sonunda yaşamak istediği hayatı bulduğuna inandı ama o hayat onun değildi oraya hak etmeden kondurulmuştu, başarılar onun değildi o hayattaki eşi onu degil yerine geçtiği Nora'ya aşıktı, çocuğunun büyümesinde hicbir rolü yoktu.... Arzu ettiğimiz hayatların sadece güzelliklerine kanarak talepkâr oluyoruz. Lakin orada bizleri bambaşka şartlar bekliyor. Belki her şey mükemmel her şeye sahibiz ama orayı hak etmedik oraya ait değiliz. İnsanın en kötü olduğu yer ait olmadığı yerdir. Nora ölmedi o kaçıp kurtulmak istediği hayata döndü, dört elle sarıldı çünkü ait olduğu yer buradaydı. Mutluluk için perspektifine
Duygu ve Düşünce
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,7bin okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Umudun çeşit çeşit rengini ruhlarımıza serpiştiren muazzam bir eser. Her kütüphanede bulunması gerek. Yaşama tutunmaya, mücadeleye inanmaya, karanlık dehlizlerde dahi gerekirse kazarak ışığı bulmaya gücümüzün olduğunu yaşatıyor bize 190 sayfa boyunca. Christy hem karakterimiz hem yazarımız, doktorların bebek yaşta ölümüne kesin gözüyle baktığı bir çocukken annesi evlat iç güdüsüyle muazzam bir mücadele sergileyip oğlunu hayata bağlamaya çalışmak için çeşit çeşit yolları deniyor ve başarıyor. Tek harekete geçebildiği sol ayağı ile alfabeyi öğretiyor, resimler yaptırıyor, eğitim alması için çabalıyor, doktorlara gidiyor hatta geziye bile katılması için para buluyor. Öyle ki Cristy bize bu eseri sunuyorsa annesinin payı su götürmez bir gercektir. Onlarca çocuğu hayatta tutarken üzerine engelli bir çocuğu hayata bağlamak adeta onu yeniden yaratmaktı. Christy ilmek ilmek işledi mücadelesini bize. Bence kitabın içersinde özetini sunacak bir an vardı; Christy yüzme bilmeden tek başına kanala atlayıp nasıl ki mücadele ederek hayatta tutunmayı bildiyse bu kitap da bizlere en karanlık anlarımızda bir şekilde bir feneri bulabilcek olduğumuzu bunun için tek gerekenin cesaret olduğunu belki de sonrasında bizzat Christy'nin olduğu gibi başka insanlara Güneş olabileceğimizi işledi. Teşekkürler Chrisyt, kitapla kalın. :)
Psikoloji-İnceleme
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201795bin okunma
Kimler kime göre "Normal İnsanlar?"
6/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
Dizisi kitabından daha fazla sükse uyandıran bir eser sanırım Normal İnsanlar. Marianne ve Connel adlı başkahramanlar lise yıllarında aynı toplumda yer alıyor. Marianne muhiti tarafından dışlanmış ve kimse için önemli bir konumda bulunmayan, çekici olmayıp arzulanmayan bir kızken Connel lisenin en popüler çocuğu okul takımının golcüsü. Marianne'nin evinin temizlik islerini Connel'ın annesi yürütüyor bir gün Marianne Connel'a ondan hoşlandığını söylüyor ve öpüşmeye başlıyorlar. Lakin bu durum Connel'ı rahatsız ediyor okul cevresince Marianne ile birlikte olduğu duyulursa muhiti onu "ezik" görür ve insanların gözünde bulunmuş olduğu o sahte "gökyüzünden" düşer diye korkuyor. Marianne bunu seziyor ve biliyor asla lisede bahsetmiyor Connel ile iliskisinden. Okul balosunda Connel'ın dostlarından biri Marianne ile olan iliskilerini bildigini bildiriyor ve kimsenin de umurunda olmadığını anliyor esasında Connel. İnsanlar ne der düşüncesinin lüzumsuzluğunu ve bu düşüncenin sadece bizim, çevremizin huzursuzluğunu doğurduğunu bize sert bir şekilde sunuyor burada yazar. Üniversite vaktinde Marianne icin hayallerinden farklı bir limana dümeni kırıyor Connel. Marianne ile farkli bir sehirde farkli bir yolculuga çıkıyor. Marianne ile ayrılıp barışmalarla dolu olan iliskisinde okulun en popüler çocuğu ile konusan Connel birden o cocugun sevgilisinin Marianne olduğunu öğreniyor ve esasında Marianne'in Marianne oldugundan bile şüpheleniyor. Marianne bambaska birisi oldu üniversitenin en gözde kızı, her ortamda Marianne neredeyse gözler bir teleskop gibi onu inceliyor. Connel'ın ise lisedeki sosyalliğini, sosyopatlık alıyor bir sekilde uyum sağlayamıyor, kızlarla iliskileri ilk zamanlar zayıf dost edinemiyor. Sonrasinda Marianne ile yine birlikte olup ayrılma fasılları nüksediyor.
Psikoloji-İnceleme
Normal İnsanlarSally Rooney · Can Yayınları · 20199,8bin okunma
Sırça köşklerine ağız dolusu küfür savurarak taş fırlatandır İnce Memed
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
"Şu İnce Memedi düşünüyorum. Onun yüreğinde iyilik var. Yıllar yılı, beş köyün erkeğinin içinden zalime kafa tutan, bir tek bu çıktı. Bunda iş var." İnce Memed kim midir? İnce Memed bu cümledir bence. Kan ter içinde canını dişine takan köylünün, işçinin başkaldırışıdır. Yattığı yerden belki de bir fidan dikmeyi bilmeyenlerin atadan kalan topraklarda dünyada cenneti yaşamalarına dur demektir. Sırça köşklerine ağız dolusu küfür savurarak taş fırlatmaktır... İnce Memed düzene çomak sokmak için yeteri kadar eziyeti yaşamış bir çocuktu. "İşte bunu yapmamalı.İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli." İşte bunu yapmıştı kansız Abdi, İnce Memed'in ince yerlerine değmişti. İnce Memed zayıf cılız bir çocuktu babasını kaybetmiş, gariban anasıyla ve onlarca köylüyle tek bir adamın dudağına bakıp arı gibi çalışan bir çocuktu. Bir gün Çakırdikenliğin kanını akıtmasına, ağanın yel esse Memed'den bilip sopa çekmesine tak etti ve köyü terkedip komşu köylere kadar kaçabildi. Barınamadı, yakalandı geri döndü daha da eziyete maruz kaldı sevdiği Hatçe'sini Abdi'nin yeğenine verdiklerinde Hatçe'yi kaçırdı yine yakalandı. Ama bu sefer adam öldürdü Abdi'nin yeğeninin gırtlağından geçen soluğu söküp aldı uzun elleriyle. Abdi eşkıya olan Memed'e karşı korku damlacıklarını yudumlamaya başlamıştı. Hatçe'ye iftira atıp köylüleri şahit tutup adam öldürdü diye hapse attırdı. Memed senelerce göremedi sevdiğini. Memed dağlarda nam salmaya devam ediyor, şahin gözleriyle almış olduğu nişanlarla şanına şan katıyordu. Memed dağlarda mazlumun ve garibanın kalkanı oluyordu, hicbir fakir fukaraya zulmetmez, ona bir iyilik yapana bir ömür vefa gösterirdi. Öyle ki onu öldürmeye, tutuklamaya dağa çıkan komutanı bile onlarca defa öldürecek raddedeyken önündeki toprağa
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma