Burayı yaklaşık 10 senedir kullanıyorum ve bu uygulamaya ilk geldiğim zamanları aşırı özlüyorum…. Kitap da okurduk, goygoy da yapardık. 10/10 bir ortam vardı. Çok iyi arkadaşlıklar kurulmuştu. Mesajlaşır sohbet ederdik. Kişisel bilgilerimizin bir önemi yoktu. Sohbetimiz kitaplar üzerine ya da gündelik şeyler üzerine olurdu. Arkadaşlıklarımızı başka platformalara da taşıdık. Gece gündüz sohbet ettik. Buna rağmen ne bir seviyesizlik ne bir art niyet. Hâlâ da iletişimde olduğumuz kişiler var. Şu an bakıyorum da İnstagram, X gibi uygulamalara göre çok daha seviyesiz bir ortamı var. Saçma sapan fotoğraflar havada uçuşuyor. Görmek istemediğim hâlde bir şekilde önüme düşüyor. Kitapla ilgisi olmayan hesaplar, istekler. Ya da bakıyorsun hesaba çok okumuş, incelemiş bir şey sanıp isteğine dönüyorsun tak bir mesaj “Merhaba”… Cevap versen dert cevap vermesen dert. Rahatsız oluyor musunuz olmuyor musunuz umurlarında değil. Takip ediyorsun diye mesajlaşmak da zorundasın zannediyorlar. Uygulamanın işlevsizliği zaten ayrı bir olay. Daha bir sürü şey…
Birini takip ediyorsam gerçekten bir şeyler okumak, bilgi edinmek için takip etmeye çalışıyorum. Merak ediyorum neden takip eder etmez yazma gereği duyuluyor? Kitaplarla ilgili merak edilen bir şey olur anlarım, mesleki bir şey olur anlarım, uygulama ile ilgili bir şeydir tamam. İnsanız; öğrenme, sorma ihtiyacı duyuyoruz. Art niyet olmayan şeye tamamız. Ama arkadaş benim yaşım, memleketim bilmem neyim neden önemli? Kişisel sohbet için burayı kullanmıyorum diyorum, yok. Niye çünkü size göre buna hakkım yok. Bir kadının cevap vermeme hakkının olması için illa hayatında biri olması lazım bazılarına göre. İlla biyografimize “No DM” mi yazalım, evliyiz veya sevgilimiz var diye alnımıza mı yapıştıralım.
Ve son olarak en kötüsü de 1000 Kitap
Dünyada hiçbir şeyden, yılandan ejderhadan, beyden paşadan, aslandan kaplandan, tek boynuzlu gergedandan korkmayacaksın, ille de bu köylü milletinden korkacaksın. Ne dostluğuna güveneceksin, ne de düşmanlığına. Bir bakmışsın dostken düşman, düşmanken dost olmuşlar.
Bugün de yine gurbetteyim. Yine elem içindeyim. Yine kafa yorgun, yine sıhhat bozuk, yine gönül üzgün ve perişan, yine paranın benimle ünsiyetsizliği devamda.
Hayat savaştır. Ölümden korkanlar yaşamasın. Bayraklar, nasıl kanlandıkça bayrak oluyorsa, toprak nasıl kanla sulandıkça vatan haline geliyorsa, toplumlar da ölmesini bildikleri nisbette millettirler. Ölümden ancak hayvan ve hayvanlaşmış insan kaçar. Ölümlerin en güzeli ise, yurt ve şeref uğrunda ölümdür. İçimizi sızlatan şehitlerimiz aynı zamanda övüncümüz ve sevincimizdir de…