Mektep, adliye, sinema, gece kulübü, ibâdethâne ve bilmem ne hâneden boşalan insanlar sırasiyle küskün, kırgın, bezgin, bitkin, ölgün ve ezgin...
Benim güzel İstanbulumun dâvâsı, ne idarî, ne siyasî, ne içtimaî, ne iktisadî, ne beledî, ne bediî; sadece ruhî ve ahlâkî...
...bana sorarsanız, sevgi kadar basit ve girift, alelâde ve harikulâde, hiç ve her şey, hesabını vermediğimiz ve vermeye mecbur olduğumuz nesne yok bu dünyada...