Merve Ayten

Merve Ayten
@MerveAAy
Puan vermedi·408 syf.··
2023 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2023 17:20
İngiltere'de henüz kadın yazarlara hoş bakılmayan bir dönemde yazdığı tek romanla klasik olmayı başarmış bir yazar Emily Brontë ve eseri Uğultulu Tepeler... "Unutulmak istemiyorsan ya okunacak şeyler yaz ya da yazılmaya değer şeyler yap." diyen Benjamin Franklin'e selam olsun. :) Emily Brontë, hasta ruhlar ve aşklarını anlattığı eseri Uğultulu Tepeler'i bitirdikten bir yıl sonra, henüz 30 yaşındayken hayata gözlerini yummasına rağmen bugün hâlâ unutulmayanlar arasında. Peki, neydi bu eseri klasik yapan? Belki erkek egemen edebiyatın hakim olduğu dönemde bir kadın tarafından yazılmış olması, belki de tamamı kurgu gibi dursa da aslında yazarının hayatından izler taşıyor olmasından aldığı güç... Kitapta din vurgusu (bağışlama, ölümden sonra yaşam, ruh, Tanrı'nın cezalandırması, yobazlık, dinin çarptırılması vb.) sıklıkla yer alıyordu, Emily Brontë'nin babası papaz; kitaptaki tüm karakterlerin annesi çocuklar küçükken vefat ediyor ve babaları ile kalıyorlardı, yazar henüz üç yaşındayken annesini kaybetmiş; Catherine'nin abisi Hindley adındaki karakterimiz alkol bağımlısı oluyordu, yazarın abisi Branwell Brontë alkol ve uyuşturucu bağımlısı. Bunlar ilk bakışta dikkati çeken benzerlikler. Yazarın hayatı detaylı bir şekilde bilinse eserle arasında çok büyük benzerlikler çıkacağını düşünüyorum. Bu nedenle eserin asıl gücünü yazarın hayal dünyasından ziyade kendi hayatından aldığına inanıyorum. Eserin konusuna ve karakterlerine gelecek olursak başkahramanımız Heathcliff. Bir yerde bu ismin anlamının "uçurum" olduğunu okudum. Karakterimiz de tam olarak böyle biri zaten. Yanına yaklaşanı dibine çekip yok ediyor. Terk edilmiş, dışlanmış, sevgisiz büyütülmüş, küçük görülmüş... Kendisine yapılanların intikamını almak için evin varisi Hareton adındaki çocuğu kendisi ile aynı
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·152 syf.··
2023 18. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2023 00:00
Çocuk kitabı gibi görünen ama büyükler tarafından da okunsa iyi olur diyebileceğim bir hikaye kitabı. Aslında bilmediğimiz ya da yeni olan hiçbir şey söylememiş Şermin YaşarŞermin Yaşar . Zamanında çocukken şikayetçi olduğumuz ama büyüyünce hayatın günlük hay huyu içinde unutup gittiğimiz, kaçırdığımız, belki de önemsemediğimiz noktalara değinmiş. Dün şikayet ettiklerimizi bugünün çocuklarına az ya da çok bir şekilde yaşattığımızı kaleme almış. Kitabın en hoşuma giden yanı ise bölüm başlıklarının atasözlerinden oluşuyor olması. Bir Türkçe öğretmeni olarak her geçen gün çocuklarımızın deyim, atasözü kapasitelerinin düştüğünü üzülerek gözlemliyorum. O yüzden bu kitap için, "Bir taşla iki kuş..." diyorum. Çocuklarımız hem kitap okuyor hem de az da olsa deyim, atasözü öğrenmiş oluyor. Kitapta hiçbir şey yapmadan zengin olan Tembel Oğlan üzerinden kolay yoldan para kazanma isteği olanlar eleştiriliyor gibi gözükse de aslında bu kadar basit değil. Evet, kolay yoldan para kazanmaya çalışan insanlar eleştiriliyor ama bunun ötesinde günlük hayatımızda sahip olduğumuz pek çok yanlış tutuma da değiniliyor. Çocukların gözünden ebeveynlerin ve diğer büyüklerin hatalı davranışları ince ince işlenmiş hikaye örgüsünün içinde. Tembel Oğlan'ın tembel oluş süreci başlı başına yanlış anne baba tutumunu gösteriyor kitapta. Farkında olmadan çocukları nasıl etiketlediğimiz, onları tembelliğe önce alıştırıp sonra bu hallerinden nasıl şikayet ettiğimiz, çocuk olduklarını unutup yarıştaki atlar gibi o sınavdan o sınava nasıl sürüklediğimiz, onların neyle mutlu olacağına bakmak yerine bizim içimizde kalan hayalleri onların gerçekleştirmesini beklediğimiz, meslek seçiminde hayallerini, yeteneklerini bir kenara itip gelirine, saygınlığına göre seçim yaptırmaya çalışmamız, evimiz dağılmadan, kirlenmeden çocuk
Para AğacıŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20222,109 okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2023 17. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 12:19
Yedi masaldan oluşan şiir tadında bir kitap. Kahramanları, kitabın adından da anlaşılacağı üzere kuşlar. Kitabın içinde çok sayıda kuş ismi geçiyor. Görsel olarak son derece renkli olan kitaba Soner Hızarcı'nın çizimleri ayrı bir hava katmış. Okul öncesi dönemden itibaren çocuklara okunabileceği gibi 9 yaş sonrasında kendileri de rahatlıkla okuyabilirler. Kitabın arka kapağında: "Çocuklar ve çocukluğuna tutunanlar bu masallar sizin için." diyerek her yaş grubuna hitap ettiği de belirtilmiş. Her bir masalda unutulmaya başlanan ya da günümüzde yeterince önemsenmeyen değerlere yer verilmiş. İlk altı masal ayrı ayrı mesajlar verirken yedinci masal kendi mesajı içerisinde diğer masalların mesajlarını da özetlemiş. Masalların her birine iletmek istenilen mesaja uygun bir dağ adı verilmiş ve mesajlar çocukların anlayacağı şekilde eğlenceli ve açık olarak ifade edilmiş. Sus Dağı: "Diyor ki oku, dinle, öğren ve anla Bildiğini söyle, bundan sakın ola ki korkma." Bil Dağı: "Ey her şeyi bildiğini sanan Bil Dağı'nın kuşları Çıkın yuvanızdan da anlayın şu dünyayı Öğrendikçe şaşacak, şaştıkça anlayacaksınız Bildiğini paylaşıp işe yarayacaksınız." Gör Dağı: Herkesin fabrika üretimi gibi birbirine benzemeye başladığı günümüzde insanlara empoze edilen güzellik algısına karşı önemli bir masaldı bence. "Sakın ola bakma Ceviz Çocuk sen de dış görünüşe Hiçbir şey değişmem ben tatlı bir gülücüğe" Yok Dağı: "Sevgili Ceviz Çocuk üretmek çok güzeldir Senin de içinde kim bilir ne gizlidir Ürettikçe, paylaştıkça ona kavuşacaksın İşe yaradığında kendine şaşacaksın." "Devam ettikçe yolculuğumuz Tükenmez umudumuz"
Kuş MasallarıŞermin Yaşar · Doğan ve Egmont Yayıncılık · 2018764 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2023 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 17:15
Bazen neye ihtiyacın olduğunu senden daha iyi bilir sevdiklerin. Tam da bu sebeple candan öte bir dost elinden uzatıldı bu kitap bana. Çok da güzel oldu. İlk 3 bölümde kamışın ney olma yolculuğu ile insanın olgunlaşma, özünü bulma süreci arasındaki benzerlikler anlatılıyor. Kamışın neye dönüşmek için geçirdiği sabır ve meşakkat dolu yolculuk ile yedi nefis mertebesi arasındaki ortak noktalara değiniliyor. Bu bölümlerdeki alıntılar ve hikayeler çok güzel derlenmiş. Ben, kendi adıma bu bölümlerde ihtiyacım olan şeyleri bulduğumu, üzerine durup düşündüğümü rahatlıkla söyleyebilirim. Funda Uçuk ErFunda Uçuk Er 'in kitaplarında altını çizdiğim pek çok şeyin bu kitapta farklı cümlelerle karşıma çıkması da ayrıca hoşuma gitti. Bazı şeyler içimde daha da oturmuş, pekişmiş oldu. Kitap dolu dolu başladı ve üç bölüm bu şekilde devam etti. Ancak 4. bölümden itibaren farklılaştı. Başladığım yerle bitirdiğim yer arasındaki fark inanılmazdı. 4. bölümden itibaren cesaret, ilişkiler ve sağlık konularına geçince tasavvuf ve sufizm ile hiçbir ilgisi kalmadı, alelade bir kitaba dönüştü. Yazar neden buna gerek duymuş bilemiyorum ama keşke tadında bıraksaymış ve kitap baştan sona tasavvufla ilgili olsaymış. Ayrıca son üç bölümde yazar tekrara düşmüş. Aynı alıntılar tekrar tekrar yazılmış. Bir de sürekli ilerideki sayfalarda verileceği vaad edilen bilgiler olmasına rağmen beklentiyi karşılayan bir bilgi verilmemiş. Yazar, nefes teknikleri ve tasavvuf felsefesi üzerine seminerler veriyormuş. Belki de bu bilgileri bilinçli olarak vermeyip, merak uyandırarak okuyucuları seminerlerine çekmek istemiştir, bilemiyorum. Kitabın sonuna geldiğimde iki ayrı yazar ya da iki ayrı kitap okumuş gibi hissettim. Birincisini (ilk üç bölümü) mutlaka okuyun derim. Keyifli okumalar.
Ben Ney’imHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20205,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2023 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2023 22:43
"Kitap, en iyi dosttur." desek de bazen ciddi bir tehlikeye dönüşebiliyor. Çocuk kitabı deyip ellerine verdiğimiz kitaplarda yaşlarına uygun olmayan ifadeler bulabiliyoruz maalesef. Bu nedenle kızıma aldığım kitapları önce ben okuyorum, daha sonra ona okutuyorum. Nohut AdamNohut Adam da kızım için aldığım bir kitaptı ve gerçekten başarılı buldum. Çocuk kitabı olmasına rağmen bir yetişkin olarak okurken çok büyük keyif aldım. Günümüzde önemini yitiren arkadaşlık, yardımlaşma, farklılıklara saygı, hoşgörü gb. değerlere vurgu yapılıyor kitapta. Saflığın, temizliğin sembolü olan çocuklarımız bazen onlardan beklenmeyecek derecede acımasız olabiliyorlar. Karşılarındaki kişinin duygularını hiç önemsemeden kırıp dökebiliyorlar. Okullarda, sokaklarda karşılaştığımız akran zorbalığı bize her geçen gün ne kadar kötüye gittiğimizi gösteriyor adeta. Vicdanını yitiren, kendisine benzemeyene tahammülü olmayan, başkasının üzerine basarak güçlü olduğunu zanneden insanlar yetişiyor. Anıl BasılıAnıl Basılı da bu konuyu ele almış. Dış görünüşüyle diğerlerine benzemeyen, bu nedenle dışlanan, yalnız kalan Nohut Adam'ın yaşadıkları, hissettikleri anlatılmış ve her ne olursa olsun umudu elden bırakmamak gerektiği vurgulanmış. Nohut Adam tam olarak iyiliğin vücut bulmuş hali. Kendisine yapılan onca kötülüğe rağmen karşısındaki insanlar için iyilik istemekten vazgeçmiyor. Okurken aklıma, Şeyh Edebali'nin "İyiliğe iyilik her kişinin, kötülüğe iyilik er kişinin işidir." sözü geldi. Verdiği mesajlar açısından dolu dolu bir kitap olmuş. Her çocuğun zorbalığı yapan ya da zorbalığa uğrayan tarafta olma riski var günümüzde ve bence bu kitap her iki tarafa da seslenmiş. Zorbalığa uğrayanlara, "İnsanlar bazen kendini güçsüz ve mutsuz hisseder. Böyle durumlarda elinden gelen en iyi şeyin onu rahatsız eden şeylerden kaçmak
Nohut AdamAnıl Basılı · Timaş Çocuk Yayınları · 20201,575 okunma
Reklam