Bundan 20 yıl önce yazarla Elveda Gülsarı ile tanışmış, yaşımın getirdiği toylukla hakkını verememiştim yazarın. 20 yıl sonra Beyaz Gemi ile yazarla bir kez daha karşı karşıya geldik ve bu kez bambaşka bir tatla, bambaşka duygularla okudum yazarın kalemini. Geçtiği dönemin savaş atmosferiyle yoğrulmuş bir ruhu vardı kitabın ve bir çocuğun gözünden aktarılmış olması kitabı çok daha etkileyici kılıyor. Dedesi tarafından büyütülen ve yaşadığı yerdeki tek çocuk olan isimsiz bu çocuk benim yüreğimi çok yaraladı. Özellikle eşyalarla konuştuğu, doğa ile arkadaşlık ettiği kısımlarda onu sarıp sarmalamak istedim. Kitabın kötü karakteri Orozkul ise beni türlü kötü düşüncelere zerk etti. Sanırım okurken kitabı fazla içselleştirdim, bilemiyorum. Ama çok etkilendim, özellikle de sonuyla beni bir miktar dağıttı. Yazara giriş kitabı olabilir mi, emin değilim ama bir noktada mutlaka yolunuz kesişmeli.