Dostoyevski’den geçmişte İngilizce’sini okuduğum, Türkçe’sini okumakta geç kaldığım muazzam bir kitap… Hayal aleminde yaşayan, gerçeklikle bağları kopmuş, kafasının içerisindeki dünyada varlığını sürdüren genç bir adam ve tanıştığı anda tutulduğu, dört günde aşık olduğu genç bir kadın… Dostoyevski karanlığı, draması, ruhu kitabın her yanına hakim… Haliyle kitaba bayılmamak elde değil. Özellikle genç adamın kendi iç dünyasını, hayal alemini anlattığı sayfalar büyüleyici. İster istemez kitaba vuruluyorsunuz. Hala okumadıysanız bu incecik kitabı hemen okuyun.