☆Bir yemekhanede günahların kefareti ödenmez, yemek yenir.
☆Yahuda'nın günahı, kendi sevgisine ihanet edecek kadar kibirli olmasıydı...
☆Herkesin kendine azap çektiren bir şeytanı vardır.
☆İnan bana, Yahuda'nın yüzünü taşıdığını bilseydim, asla sevmezdim onu....
●Düzeltirken güzelleştiren insan, bunu ancak sevgiyle başarabilir... (bknz: güzeltmek)
●Sevgiyle yoğrulmuş bir insan, sevmediklerini unutuluşa bırakıyor, sevdiklerini hatırlıyor hep.
●Okuyanı yazanı az bir toplumda, görsel mesajlar elbette çok önemli taşır.
●Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz. Sadece ve sadece korku tarafından. Zulüm, yalan,kuşku... Bunlar hep korkunun çocuklarıdır. Havayı nasıl bomba denemeleriyle zehirliyorsak, ruhlarımızı da korkuyla zehirliyoruz.
<<<Anlaşılan o ki sevgili Marcel, ülkemin hürriyete ulaşması hiç de kolay olmayacak.... Daha yürümemiz gereken epey yol var!>>>
*****
İsterdim ki oğlum,
Kavga'dan ayrılmadan,
Kavga'nın içinde düşünen bir adam olsun...
*****
Kemal gibi değil; Nazım gibi olmak lazım bu hayatta....
****
Bir yerde fillerin nasıl öldüklerine dair bir yazı okumuştum. Ölüm saati geldiğini anlayınca sürüden uzaklaşır, tek başına ölürmüş fil....
Bana soracak olursan, özellikle büyük yaşamış insanlar, tıpkı filler gibi ölmeli....
"Doğduğu gün her şey değişti.
Koca babaya, hanımcık anneye dönüştü.
Edward Bloom'un Doğduğu gün, yağmur yağdı. "
Sudan bir yudum daha alıyor. Susamaktan çok suyu arzuluyor gibi....
Bir adamın anlattığı hikayelerin hatırlanması o adamı ölümsüz kılar.
●●●Öldürmeye inanmazdı benim babam. Onu yılan koleksiyonu yapan bir arkadaşına götürecekti.
-Doktor, doktor! Nereye gidiyoruz?
Morga.
-Ama ben daha ölmedim ki!
İyi ya, biz de henüz varmadık zaten.
●Herkes sonbahar yaprakları gibi birer birer düşerken bekleyen sert kışa dayanacak tek kişi sen olursun sandık.
●O zamanlar neyi özlediğimi bilseydim seni özlediğimi söylerdim.