Merve hanaylı

Bir şeylere sahip olma duygusuna bir memlekete sahip olmak kendini bir yere başka bir yerden daha çok bağlı hissetmek de dahildir.Bırakmak demek her şeyi bırakmak demektir. Neredeyse benliğini de. Tamamı ile doğaya teslim olmak yerkürenin bir parçası haline gelmek demektir. Bize verilmiş olan her şey ki buna ilişkiler, sevgiler de dahildir ,aslında bize ait değildir. Hepsi emanettir ve bir gün zamanı geldiğinde bırakılacaktır."Bir şeyi kaybettim demeyin" der."Bir şeyi geri verdim" deyin."Çocuğunuz mu öldü, onu geri verdiniz. Karınız mı öldü? Onu geri verdiniz. Malım mı çalındı diyorsunuz? Oda geri verildi."Ancak bir şeye sahip olduğumuz sürece ona iyi bakmamız gerektiğini de söyler. Emanet önemli bir kavramdır..️
Sayfa 36
Reklam
Neşet Ertaş
“Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor Hiçbir tabip su yarama merhem olmuyor Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen ?” -Vefatının 7. Yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz🙏🏻
“Elden düşme sevdalar değil benim istediğim... Ya yüreğinin sahibi olmalıyım yada hiçbişeyin.” Cemal Süreyya 🍃
BİR GENCİN YETİŞKİNLERE YAPTIĞI HAKLI ELEŞTİRİ YAZISI
Gençliği ezber söylemlerle eleştiren bir köşe yazarına 21 yaşındaki bir gencin çarpıcı mektubu.! Mutlaka okuyun.!! "Ben 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Yazılarınızı fırsat buldukça okuyorum. Yazılarınızda sık sık “Gençlik nereye gidiyor?” türünden yakınmalarınız oluyor? Gençlik derken herhâlde lise ve üniversite öğrencilerini kastediyorsunuz. Bu durumda ben de nereye gittiğini çok merak ettiğiniz o grubun bir üyesiyim. Madem bu ülkede yaşayan insanları gençler ve yetişkinler olarak ikiye ayırdınız, ben de siz yetişkinlere bazı sorular sormak istiyorum. Bir köşe yazarı olarak gençlerin nereye gittiğinden çok, yetişkinlerin nerede durduğuyla ilgilenmeniz gerekmiyor mu? Ülkenin başını belaya sokan olayların başaktörleri genelde gençler mi, yoksa yetişkinler mi? Bu ülkede yüz binlerce öğrenci tek bir soru fazla yapabilmek için dirsek çürütürken, birileri sınav sorularını ve sorularla birlikte gençlerin hayallerini çaldı ve geleceğimizi çürüttü. Bu soruları çalanlar lise öğrencileri miydi? 15 Temmuz’u planlayanlar kaçıncı sınıfa gidiyordu? Milletin yüzüne baka baka yalan söyleyen siyasetçiler hangi üniversitede okuyor? Sanatçı kimliğiyle her türlü ahlaksızlığı yapanlar ergen mi? Din adamı sıfatıyla ekranlara çıkıp inancıma ve değerlerime küfredenler kaç yaşında? Sinemada 7 yaş üstüne uygun olarak işaretlenmiş filmde bel üstüne çıkamayan yapımcılar kaç doğumlu? Lütfen artık gençliğe laf söylemeyi bırakın da yetişkinlere bakın ve “Sizler bu ülkenin geleceğisiniz!” gibi klişe sloganlardan vazgeçin. Çünkü sizler bu ülkenin bugünüsünüz. Siz yaşadığınız günü bile kurtaramazken, yarınları kurtarma işini niçin bize ihale ediyorsunuz? Kimin elinin kimin cebinde belli olmadığı, çarpık ilişkilerle dolu dizilere reyting rekoru kırdıran sizlersiniz. Kan damlayan, şiddet kusan
Kimin yaşamı olduğunu ölçmeden , bedenlenmiş her canın Allah’a ait olduğunu anlayarak , cana değer biçmenin bu gezegendeki en şeytani şey olduğunu farkederek ve sonucu ne olursa olsun elinden geleni yapmaktan vazgeçmeden , sakince , anlayarak yaşama sahip çık! Ve asla Unutma...Biz zaferden değil seferden sorumluyuz.