"ÖLÜMCÜL KİMLİKLER"
Sizce ne demek istiyor olabilir?
Ben okuduklarım ve hayal gücüm ile bir kanıya vardım.
Kimlikler, onları bir bütün olarak göremediğimizde ve birini diğerlerinin üstünde tuttuğumuzda bizim için ölümcül hale gelir. Amin Maalouf kitapta insanların bilinçaltına yerleşmiş katı düşüncelerden bahsetmiş ve bunları yıkmayı amaçlamış.Bu katı düşünceler insanları belli bir kesime ait hissettirme ya da sadece birini kabul etmekle ortaya çıkıyor ancak yazarımız insanları çok yönlü ve objektif bir şekilde ele almayı tercih ediyor. Çünkü insanların tek bir aidiyetten, tek bir ırktan, tek bir dinden veya dilden var olmadığını; her sıfatın bizim benliğimizde değerlendiğini gerekçeleriyle okuyucuyu yormayan sade bir dille açıklıyor. Yazar : ”Bana içimin derinliğinde ne olduğum sorulduğunda, bunda herkesin içinin derinliğinde ağır basan tek bir aidiyetin, bir bakıma kişinin derin gerçekliğinin, doğarken ebediyen belirlenen ve artık değişmeyecek olan ‘öz’ünün var olduğu inanışı yatıyor; sanki geri kalanın, bütün geri kalanın -özgür insan olarak kat ettiği yolun, benimsediği inanışların, tercihleri, kendine özel duygusallığının, yakınlıklarının, sonuçta yaşamının- hiçbir önemi yokmuş gibi..”
Amin Maalouf kitapta bundan
"Kimlik bölmelere ayrılamaz, o ne yarımlardan oluşur, ne üçte birlerden, ne de kuşatılmış diyarlardan." sözüyle bahsediyor. Yani kimlik tek bir aidiyetten oluşmaz, o bütün değerlerden oluşmuş bir harmanıdır..
Yazarın söylemek istediği bir cümle daha var.
"Kendimden bir parçayı atmış olsaydım daha mı gerçek olurdum?"
Bir insanın kimliği benliğidir. Bölünmüş kimlik kaybolmuş ve ölüme tutsak bir benliğe işaret eder.
Her şeyden önce kimlik dediğimiz şeyin ne olduğunu ve ne kadar ölümcül olabileceğini anlamaya çalışalım. Kimliğimiz doğduğumuzda biçilmiş,