Mirzagül Bikeş'in gülümsemesi hepsinden daha güzeldi. Boyu, Türkistan kavağı gibi ince ve uzun, yüzü kar gibi ak, gözleri karanlık gecede yanan dağ ateşinin korları gibi parlak...
Başımı göğsüne koyduğum zaman Rüştü'yü düşündüm. Ah bu mukayeseler. Ne çıkıyor bunlardan? Aptallık. Her adamda başka bir adamı aratacak eksiklikler yok mu? Bunu demin ona söyledim.
Öyle görünüyor. Sen kalbiyle çok mücadele etmiş bir insansın. Senin bütün materyalist emellerin azgın kalbinden korktuğun içindir. Belki bütün materyalizm, insan kalbinin lirik hamlelerini bastırmak içindir. Yani maskeli bir spiritüalizm anladın mı?