General unvanını alınca yolunu şaşırmış, ne oldum delisi olmuş, ne yapacağını bilmez hale gelmişti. Kendine denk birileriyle birlikteyse olması gerektiği gibi çok düzgün bir adamdı, hatta pek çok bakımdan hiç de aptal biri değildi; ancak bulunduğu topluluk içindeki insanların ünvanı kendisininkinden bir aşağıda bile olsa çok fena olur, ağzını bıçak açmaz, üstelik kendisi de çok daha iyi vakit geçirebileceğini hissettiği halde susardı ve onun bu durumu insanda acıma duygusu uyandırırdı. Bazen herhangi bir ilginç konuşmaya ve gruba katılmak için gözlerinde kuvvetli bir istek görülürdü ama bunun kendi açısından aşırıya kaçacağı, laubalilik olacağı ve önemini azaltacağı düşüncesi onu durdururdu.