Benim kitapla ilgili not aldığım düşüncelerimi paylaşmak isterim
Kitabın başlarında Bayan Bennetin kızlarını evlendirme meraklısı olmasına biraz sinir olmuştum sabırsız, hesapçı ve biraz da baskıcı göründü. Bayan Bennet'in telaşı aslında dönemin sosyal yapısından kaynaklandığını anladım; çünkü kadınlar maddi güvenceye ancak evlilik yoluyla ulaşabiliyorlardı. Yani sinir bozucu gibi görünse de, aslında çaresizliğin ve sistemin bir sonucuydu. O dönemin sisteminde
* Kadınlar miras alamıyor.
* Çalışma hakları çok sınırlı.
* Eğitimleri eksik.
* Ve tek “gelecek güvenceleri”: iyi bir evlilik yapmak.
Jane austen kadın haklarına çok ince dokunuşlar yapıyor kitabında bence, karakterler üzerinden okuyucuya bu gerçekten adil mi diye düşündürüyor (miras olayında mesela)
Elizabeth ilk başta Mr. Darcy hakkında kötü bir izlenim ediniyor çünkü Wickham ona çok inandırıcı bir şekilde Darcy’yi kötü gösteriyor. Wickham’ın hoş tavırları ve mağdur anlatımı, Elizabeth’in ön yargılarını pekiştiriyor. Fakat sonradan Darcy’nin mektubu, olayların başka bir yüzünü gösteriyor , üstelik kendini savunmaya değil, sadece gerçeği açıklamaya çalışıyor.
Darcy gururlu,
Elizabeth önyargılı.
Kitap boyunca bu özelliklerle yüzleşip birbirlerini gerçekten tanımaları anlatılıyor gibi. Kitabın ismi, kitabın bütün çatışmasını özetliyor bence.
Jane in çok iyi niyetli hep olumlama yapıyor olması hoşuma gitti Jane’in bu tutumu gerçek hayatta işe yarar mıydı, yoksa biraz daha uyanık mı olmalıydı diye düşündüm
Kitabın sonunun herkes açısından iyi bitmesi beni de mutlu etti