'Allah Teâlâ, kulun, O' nu sevmesine bir alamet koymuştur. O da Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme uymaktır.
'De ki : Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin. Allah; Ğafur ve Rahim'dir.
(Al-i İmran/31)
Bu, Allah'ın kulu sevmesinin şartıdır. Resullâha ﷺ uyarsa Allah'ın sevgisine erer.
Kimi de Allah severse, dünya ve ahirette kendisini korumuş olur. Zira Allah'ın ﷻ kula sevgisi süreklidir, bakidir.
İşi Vaktinden Çok olmak, yığınlar arasında sürünmeden yaşamaktır.
İşi vaktinden çok olmak, ahireti dünyaya ezdirmemek ama dünyayı da ihmal etmemektir.
İşi vaktinden çok olmak, hayatın çilelerine karşı yılmadan sabırla mücadele edebilmektir.
İşi vaktinden çok olmak, hakkı üstün tutmak için gayret etmektir.
İşi vaktinden çok olmak, insan üzerine yatırım yapmak, nesil yetiştirmektir.
İşi vaktinden çok olmak, kendin için yaşamaktır.
"Evliliği mobilyanın ortak kullanımından öteye götüremeyen, evliliğin en tabii gereklerinden olan nesil yetiştirmeyi bile dayatma planlara mahkûm eden bir anlayışın sahiplerinin, vahyin saat başı geldiği bir zamanın ve toplumun uygulamalarını tenkit etmesi dikkat çekicidir."