Daha önce de belirtildiği gibi, olumsuz duyguların bastırılmasını
zorunlu kılan bir ortamda yetişmiş olmak düşmanca eğilimlerin
gelişmesine ve insanın kendisine yabancılaşmasına neden olur.
Daha formda olmanın ve kendini daha çok beğenebilmenin, en yeni ticari ürünleri özenle takip etmekten geçtiği çoktan yaşam felsefemizin ya da ortak aklımızın bir parçası haline geldi. Bu takibin sonunun mağazalara vardığını hepimiz biliyoruz. Ve ortak aklın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, ‘herkesin bildiği’, ‘herkesin onayladığı’, ‘herkesin yaptığı’ şeylerden birine dönüşürken, yaşam felsefemiz de şirketleri birbiriyle kapıştıran sonsuz bir kazanç kaynağına dönüştü.