Babaanne olarak geçen karakterin sürekli bir şeyler anlatılıp konuşulmasını isteyen tiplerden olması kabus gibi üzerimize çöken, sohbetlerde insana kendini yetersiz hissettiren sığ insanlardan biri olması korkunç.
İçerikte diyaloglar ile monologların bir arada ama ziyadesiyle bir arada ve iç içe olması, farklı zaman dilimlerinin tıpkı konuşmalar ile betimleme-normal anlatımın bir arada kullanılması gibi aynı paragrafta karışık olarak verilmesi kitabı inanılmaz karmaşık bir hâle getirmiş.
Yani bir paragrafı okurken kahramanın içinden geçenleri, bir olayı anlatmasını ve geçmiş veya şu anda biriyle olan konuşmasını bir arada görüyoruz.
Kitap okuyor gibi değil de bilmece çözüyormuş gibi hissettirdi. Gereksiz ve zorlama bir anlatım. İyi olmak illa farklı olmak, anlaşılmaz olmak anlamına gelmez bunu özenti yazarlara öğretmemiz gerek.
Karışık ve hareketli olaylar etrafında şekillenen bir kitap olmasına rağmen sıkıcıydı. Satırları atlayarak okuyasım geliyordu çünkü çoğu anlamsız ve öylesine paragraf dolsun diye yazılmış cümlelere benziyordu. Tek güzel ve çekici yanı sonu, yani Nilgün'ün başına gelen olaydı.
Karakterler ise ülkücü Hasan ve arkadaşları, komünist Nilgün ve kitapları, zenginliğe ve Amerika'ya takıntılı Metin, dedesi ve babası gibi tarih çalışmaları ve içkiye adanmış bir hayatı olan Faruk, yaşlı insanları tüm huysuzluğuyla temsil eden Fatma, cüce kahya Recep ve cüceliğininin sebebi.
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
1
Dikkatimi en çok çeken unsurlardan biri; şeyh olarak adlandırılan, feodalitenin tüm özelliklerini taşıyan, halka el ayak öptüren, köylünün karılarına alenen göz diken ve onları elde eden Hristiyan bir din adamının tüm hakları elinden alınıp insanlar az da olsa özgürleştirilmeye çalışılırken, söz konusu halkın bu duruma üzülüp ağıtlar yakması, şeyhlerinin ardından yas tutması.
Bu insanların nasıl da belli bir gücün himayesi altında sömürülmekten ne çok zevk aldığını acı bir şekilde gösteriyor.
Tanios KayasıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20217,8bin okunma
Aklını hayat kadınlarıyla bozmuş bir adamın 90.yaşını yine bir kadınla geçirmek istemesini konu ediniyor. Adamın en belirgin özelliği pedofili olması, hatta yaş gününde istediği şey yaşı küçük bir bakireyle beraber olmak. Kitap tam anlamıyla mide bulandırıcı. Adamın zavallılığına, hayatının sıradan olmasına acımamız gerekiyordu sanırım ama acımaktan ziyade nefret uyandırıyor. Pedofiliyi normalleştiren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Adamın 14 yaşındaki kıza karşı olan duygularının romantik biçimde dile getirilmesi bunun en büyük kanıtı. Önermiyorum