Eseri elime aldığımda herhangi bir ön yargı oluşturmadan okumaya başladım. Ancak sayfalar ilerledikçe, sanki yabancı bir kaynağın Türkçeye çevrilmesinden mütevellit anlam kaybı yaşamış gibi hissettiriyordu. Devamlı devrik cümleler, yanlış noktalama işaretleri ve hatalı yazılarla karşılaştım. Bu hatalar, takmamaya çalışsam da eserin okunabilirliğini ciddi şekilde zorlaştırdı ve bu durum beni oldukça rahatsız etti. Nietzsche'nin tüm eserlerini bitirdiğim için bu kitabın bana faydalı olacağını düşünmüştüm, fakat beklentim karşılanmadı.
Bürokrasinin ikiyüzlülüğünü en çıplak haliyle gözler önüne seren bu kısa eser, Dostoyevski’nin derin insan psikolojisi konusundaki eşsiz yeteneğinin adeta bir tezahürü niteliğinde. Yazar, yalnızca
"Kişinin her gün sabahtan akşama dek kendi iradesi dışın da sadece aynı şeyi yapmak zorunda kalmasından daha dehşet verici bir şey yoktur" (aktaran, Ritzer, 1996, 59).