Dem, bir kitap okuyup üzerine de uyku uyumak değildir. Hikayeyi yaşamaya devam etmektir, sonsuz olasılıklar üzerine derin muhakemeler yapmaktir, hikâyeyi anlamaktir... Üstelik onaylasan da onaylamasan da hiç yargilamadan anlayabilmektir. Okudugumuz
kitaplan çabuk unutuyor olmamizin sebebi de budur işte. O kitabin üzerinde demlenilmemişse, düsünülmemişse, içsel muhakemesi yapilmamişsa, içeride fikir mesaisi harcanmamişsa, enine boyuna bir iç süzgeçten gecirilmemişse uçar gider. Içselleşmeyen bilgi bir ise yaramaz. Bu yüzden çok kitap okumak, "Haftada
iki tane üç tane bitirdim!" diye övünmek sayi fetişizmine düşmekten başka bir şey değildir. Ayda bir kitap okuyup üzerine demlenmek, haftada beş kitabı okuyup
unutmaktan daha evladır.
“… fikirlerinde ve eylemlerinde sürekli ve düzenli bir usulle bağlı olmayan insanlar daima zararlı çıkarlar… en iyi ,en sağlam ve en ilmi usul “tahlil usûlü”dür(tüme varım, analitik metot)”