Köşkün bahçesinde tanıştığımız o günden sonra Ada, beni daima Mabel diye ünledi. Bunu ikimizden başkası bilmez.
Ada, bana sadece ikimiz yalnızken Mabel diye seslenir. Mektupları Mabel diye başlar.
Biz insanlar çelişki dolu tuhaf yaratıklarız. Baksana halimize, kendi inşa ettiğimiz hapishanelerde yaşıyoruz - adına ev, aile, akrabalar, töreler diyerek... Sonra bu duvarların arasında boğulup, çıldırıyor, ama yıkılmasın diye de uğruna hayatımızı siper ediyoruz... Hah ha ha!..