Ayşenur Demir

Ayşenur Demir
@MetalMadness
Boş ruhlarla dolu bir dünyada sürünmek. Bu mudur amaca giden yol?
7/10
·360 syf.··
2025 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 12:32
[Spoiler içerir.] Seri genel anlamda oldukça sürükleyici ve oluşturulan distopik evren ilgi çekici. Marie Lu'nun kurguladığı sistem ve özellikle Day-June dinamiği seriyi taşımış diyebilirim. Özellikle June'un güçlü, zeki ve duygularına rağmen rasyonel kalabilen bir kadın karakter oluşu beni etkiledi. Genç yetişkin türünde bu kadar güçlü yazılmış kadın karakter maalesef az bulunuyor. Ancak serinin son kitabı olan Şampiyon'da, beni hayal kırıklığına uğratan çok fazla klişe vardı. Yüzbaşı Jameson’un Day’i vurması, Jameson’un ölümüyle birlikte bir anda Kolonilerle Cumhuriyet arasında barışın gelmesi, Day’in hafıza kaybı yaşaması ve en çok da June’un Day’e kendini anlatmaması gibi sahneler bana çok yüzeysel ve tahmin edilebilir geldi. Finalin, karakterlerin üç kitap boyunca gösterdiği gelişimle çelişen bir kolaya kaçış olduğunu düşünüyorum. Tüm bu klişeler, seriye duyduğum heyecanı azalttı. İlk kitabı okurken aldığım o “vay be” hissini finalde bulamadım. Yine de karakterler, tempo ve ilk iki kitap sayesinde seriyi okuduğuma pişman değilim. Sadece finalin daha özgün ve derin olmasını isterdim.
ŞampiyonMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20152,847 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Özgün Bir Edebiyat Harikası
10/10
·238 syf.··
2025 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 18:55
İhsan Oktay Anar'ın Puslu Kıtalar Atlası, hem hikâye anlatımı hem de karakterleriyle edebiyat dünyasında benzersiz bir yer edinmiş bir başyapıt. Kitap, 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unda geçiyor gibi görünse de, aslında zaman ve mekânın sınırlarını zorlayan bir anlatı sunuyor. Anar'ın üslubu, edebi bir ziyafet. Klasik Osmanlıca ile modern Türkçeyi harmanlayan dili, okuyucuyu bir masal diyarında dolaştırıyor. Başlamadan önce dili anlamama gibi endişelerim vardı ama çok yanılmışım. Eğer benim gibi bunu dert edinip okumaktan vazgeçerseniz çok şey kaybedersiniz, benden söylemesi. Bunun yanında anlatım sade gibi görünse de, her cümlede bir derinlik, bir ironi, bazen de felsefi bir sorgulama saklı. Kitap, sıradan bir hikâye anlatmanın ötesine geçip okuyucuyu bir düşünsel ve duygusal yolculuğa çıkarıyor. Eserin bizlere kattığı duygusal ve düşünsel yoğunluğu tümüyle anlamak için bir gün yeniden okuyarak, her satırın derinliğinde kaybolmamız gerektiğini düşünüyorum..
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
10/10
·140 syf.··
2024 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 22:48
Öncelikle kitabı okuma vaktim haletiruhiyemin yoğun bir melankolik anına denk geldi binaenaleyh bu duygu durumum kitapla birlikte arşa çıktı. Dostoyevski'nin "Yeraltı Adamı" aracılığıyla oluşturduğu dünya, insanın içsel karmaşasını, çelişkisini, kendisiyle ve toplumla olan çatışmasını öyle güçlü bir şekilde yansıtıyor ki, bu karmaşa okuyucuyu adeta içine çekiyor. Yeraltını ben bir "konfor alanı" olarak düşündüm; insanın kendi iç dünyasına çekildiği, dış dünyanın karmaşasından kaçtığı bir yer. Ancak bu konfor alanı, gerçek bir huzur sunmuyor. Yeraltı Adamı, konfor alanında da huzursuz ve kötü bir ruh hali içerisinde. Çünkü bu alan kendini izole etme isteğinden doğsa da, aynı zamanda insanı yalnızlık ve kendine acıma, kendini küçük görme gibi duygularla yüzleştiriyor. Konfor alanının dışına çıktığında ise daha da berbat hissetmesi, insanın kaçması mümkün olmayan bir kısır döngüde sıkışıp kaldığını gösteriyor. Kitapta beni en çok etkileyen durumlardan biri, Yeraltı Adamı'nın Liza'ya verdiği nasihatlerdi. Ona insanın hayatını değiştirebileceğini, kendi değerine sahip çıkması gerektiğini söylüyor. Ama aynı karakter, kendi söylediklerine göre yaşamaktan tamamen uzak. Bu çelişki (Ki bu tür çelişkiler kitabın tamamında hakim ve gerçek dünyayla olan gerçeklik payı oldukça yüksek.), insanın hem kendine hem de başkalarına karşı ne kadar tutarsız olabileceğini gözler önüne seriyor. Dostoyevski, bu durumun altını şu alıntıyla çok etkili bir şekilde çiziyor: "İnsan önce kendisi yaşamayı öğrenmeli, ondan sonra başkalarını kınamaya kalkışmalıdır!" Bu söz, sadece Yeraltı Adamı'nın değil, hepimizin hayatında yankı bulabilecek bir gerçekliğe işaret ediyor. Dostoyevski, Yeraltından Notlar ile okuyucusunu rahatsız etmeyi başaran nadir yazarlardan biri bence. Yeraltı Adamı'nın kendine ve
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
9/10
·512 syf.··
2024 39. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 16:18
Necip Fazıl Kısakürek'in "Çile" adlı eseri, şairin hayatını, içsel çatışmalarını ve inanç dünyasını yoğun bir şekilde yansıtan şiirlerini topladığı bir şiir kitabıdır. Özellikle 'Kaldırımlar' şiirindeki yalnızlık duygusu beni derinden etkiledi çünkü günlük hayatta hissettiğim yalnızlığı yansıttığını iliklerime kadar hissettim. Çile, insanın hayatındaki zorlukların aslında birer olgunlaşma aracı olduğunu anlatıyor. Birçok şiirinde bu olgunlaşmanın bizi Allah'a yönelttiğine ve bu sayede daha sarsılmaz ve güçlü bir benliğe sahip olmamıza yönelik bir anlam var. Bana göre Çile; sadece bir şiir kitabı değil, aynı zamanda insanın iç dünyasına bir yolculuk. Şiir sevenlere bu kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Hem duygusal hem de düşünsel bir derinlik sunuyor.
Şiir
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,2bin okunma