27 mayıs 1960 öncesi dönemi gerçek bir aşk çevresinde anlatan külliyat. Arka fonun siyaset olduğu, ya da aşkın siyasete arka fon olduğu, velhasıl-ı kelam bir şekilde siyasetin de katıldığı bir romanda, tüm bunların yavanlık, basitlik ve edebiyata yakışmayan bir kalitede var olma olasılığı yüksek. Lakin bu roman öyle bir roman ki her şeyden önce edebiyat ürünü olarak duruyor okuyucunun elinde. Günsel, Kemal ve Nermin üçgeni, siyasetin kasvetinse işlenmiş, nasıl düşünmüşse öyle kaleme almış, okuması zor mu zor tuğla gibi bir kitap...
749 sayfalık bir külliyat. tabii ki de bir tarih kitabı gibi değerlendirmek yanlış olur çünkü zaten son derece yanlı; ama en azından bir dönemin içinde yer alan insanların iç dünyasını, gelgitlerini, acıları, kıyımları, sevgileri gösteriyor. Ortalık kaynarken nasıl sever insanlar birbirini, nasıl direnirler ya da direnmeye çalışırlar? Siyasetçisinden askerine, ülkenin üst düzeyindekiler nasıl kıyarlar gencecik insanlara? Kanlarının deli akmasından faydalanan abiler, gençleri yem olarak köpekbalıklarının önüne atıp, hiçbir vicdani rahatsızlık duymadan devam ederler mi yollarına? Rutubetten çürüyen duvarlara yara berelerle kaplı, morarmış sırtını dayayıp, derler mi "Yazıklar olsun ülkeye...”