Mehmet

Böyle böyle ezdik, yok ettik onu
Anladı kendisinden şüphelendiğimizi… Kıvrım kıvrım kıvranıyordu, ben almadım demek için. Ama diyemiyordu. Diyemezdi elbet. Bu konuyu açacak olsa, “Nerden çıkarıyorsun bunu?” diyecektik soğuk soğuk, birbirimize bakacaktık üç kişi. Büsbütün küçülecekti. Şüphe altında kalmaya razı oldu. Yalnız ki defa, ürkek ürkek, “Buldun mu çantanı?” diye sordu bana. “Hangi çantayı?” dedim, unutmuş gibi. Sakin olmaya çalışıyordu, “Hani canım, o günkü… sandaldaki…” dedi. “Ha, o mu? Bırak canım.” dedim. “Önemli değil.” Böyle böyle ezdik, yok ettik onu, ayrıldı aramızdan.
Sayfa 72 - Everest Yayınları
Edebiyat
Sen yolunu çizmişsin, nereye gittiğini biliyorsun. Oysa ben hala hayaletler ve rüyalar içinde kime ve neye hizmet ettiğimi bilmeden yolumu arıyorum.
Sayfa 115 - Treplieff, Artemis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat-Tiyatro
Kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin.
Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat
Koyunlar ve Çobanları veya Biz
“Günün birinde bir canavara dönüşsem ve tek tek hepsini öldürsem, sürünün hepsini boğazladıktan sonra ancak işin farkına varırlardı,” diye düşündü delikanlı. “Çünkü bana inanıyorlar ve kendi içgüdülerine güvenmiyorlar. Bu böyle çünkü onları otlağa ben götürüyorum.”
Sayfa 22 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Martin Eden ve Dilbilgisi :)
“Fiillerin sonunu buduyorsunuz.” “Nasıl yani?” diye sordu; sonra alçak gönüllülükle ekledi: “Nasıl buduyom?”
Sayfa 74 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat