Metin

Ben her söylediğime pişman olurum, fakat söylemedime hiç pişman olmam
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Siddharta ormanda yürüyordu, hayli uzaklaşmıştı kentten, bildiği tek şey varsa o da artık geri dönemeyeceğiydi, pek çok yoldan beri sürdüğü yaşam geçmişte kalmıştı, tiksinti verecek kadar tadı çıkarılıp sömürülmüştü. Düşünde gördüğü şarkıyan kuş ölmüştü artık. Gönlündeki kuş ölmüştü. Sansara'nın iyice gömülmüştü içine, tiksinti ve ölümü dört bir yandan soğurup içine almıştı, bir süngerin suyu, sonuna kadar içine çekmesi gibi tıpkı. Bıkkınlıkla, perişanlıkla ve ölümle dolup taşıyordu, onu cezbedecek, onu sevindirip avutacak hiçbir dünyada yoktu artık.
Sayfa 89·Kitabı okudu
Birden anladı Siddharta, oyun bitmişti, oyunu oynaması olanaksızlaşmıştı artık. Bir ürperdi yayıldı vücuduna, içinde bir şeylerin öldüğünü duyumsadı.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Yalnızca Kamala'dan hoşlanmış, yalnızca Kamala onun için bir değer taşımıştı. Peki ama hâlâ böyle biri miydi Kamala? Kamala'ya ihtiyacı var mıydı hâlâ ya da Kamala'nın ona? İkisi de bitimsiz bir oyun oynayıp durmuyorlar mıydı? Bunun uğruna yaşamak gerekli miydi? Hayır, değildi! Adı Sansar'ydı bu oyunun, çocukların oynayacağı bir oyundu, belki güzel güzel oynayabilen bir oyun, bir kez, iki kez, on kez güzel -ama durmadan durmadan oynamak, durmadan?
Sayfa 87·Kitabı okudu
Ormanların en yitik münzevi bile tek başına ve yalnız değildi, onun bile bir çevresi vardı, o bile belli bir sınıfa mensuptu ve bu sınıf yurdu, vatanıydı onun. Govinda keşişlikte karar kılmıştı ve binlerce keşiş kardeşi olmuştu; hepsi de Govinda'nın giysisinden giyiniyor, onun dilini konuşuyordu. Oysa kendisinin, Siddharta'nın nerediydi yeri? Kimlerin yaşamını paylaşacaktı Siddharta? Kimlerin dilini konuşacaktı?
Sayfa 50·Kitabı okudu