Dil sevgisi ve gönülden gelen sevginin ne demek olduğunu öğrendikten sonra anladım ki, sevgi sadece söylenen sözlerden ibaret değilmiş. Sevgi; insanın davranışında, bakışında ve en zor anlarda bile gösterdiği değerde saklıymış. Artık kulağa hoş gelen cümlelere değil, kalpten gelen samimiyete bakıyorum. Çünkü insan bir kez gerçeği gördüğünde, sahte olan hiçbir duygu eskisi gibi anlamlı gelmiyor
Tebessümünü soldurmadım, bakışını incitmemek için kelimelerimi bile seçerek konuştum. Çünkü bazı insanlara zarar vermemek, onları kaybetmekten daha önemli gelir insana. Ben seni hep o masum gülüşünle hatırlamak istedim; içimdeki güveni büyüten tarafınla…
Ama zaman, bir bakışın bazen bir sözden daha ağır olduğunu öğretti bana. Gülüşün sıcak görünse de gözlerinde saklı kalan mesafeyi geç fark ettim. İnsan en çok da samimiyet sandığı yerde yanılıyor. Sen bana iyilikle kötülüğün aynı kalpte nasıl yan yana durabildiğini gösterdin.
Şimdi geriye baktığımda kırgınlıktan çok bir sessizlik var içimde. Çünkü bazı hayal kırıklıkları öfke bırakmaz; sadece insanın içinden bir parçayı alıp götürür. Ve insan o andan sonra kimseye eskisi kadar kolay inanamaz… ama yine de içinde bir yerde, gerçek bir tebessüme rastlama umudunu saklamaya devam eder.
Anne.. Tanıdığım tek büyücü sensin. Elinden her şey gelir senin. 'Tekrar doğursan beni'. Beni tekrar çocuk yapsan. Çok üzdüler beni anne, kızsana hepsine..
Büyümüşüm ben, öyle söylüyor herkes. Öyle mi gerçekten? Dizlerin.. Başımı yaslama mesafesinin uzağında mı gerçekten?
Anne.. Beni bırakma. Çok uzaklara gittim evet, ama bak döndüm. Burdayım annem. Soru da sormazsın ki sen.
Anne.. Ölme sakın..
Umutsuz bile değilim artık annem. Bildiğim tek şey, her tarafım acıyor. Hatırlar mısın anne? Küçük bir çocukken ben, hikayeler anlatırdın. Hepsinin sonu iyi biterdi
Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum. Bir yağsam pahalıya mal olacağım
Ben bir bodrum kat kızıyım bayım. Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum. Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum...