Bireyin doğuşuyla modern devletin doğuşu,aynı hareketten kaynaklanır. Biri olmadan diğeri de olamaz. Bireyi bir yurttaş olarak, dolayısıyla haklarıyla var eden devlettir çünkü onları korumayı amaç edinir: Hak sahibi birey olmadan koruyucu devlet, koruyucu devlet olmadan haklarını gerçekleştiren birey olamaz.
1 4. ve 18. yüzyıllarda
düşünüldüğü haliyle modern devlet, koruyucu devlet olarak tanımlanır.
Modern devleti, tüm eski siyasal egemenlik biçimlerinden ayıran
budur.
Refah devletinin gücünün anahtarı, çelişkileriyle ve "mantık"ıyla ve
buna eşlik eden sınıf çatışmasıyla kapitalizm değildir. Sırrı başka bir yerde,
bizzat modern ulus-devlet hareketinde aramak gerekir. Bu hipotezi
iki önermeyle belirginleştiriyorum:
1) 20. yüzyıl refah devleti "klasik" koruyucu devletin derinleştirilmiş
ve genişletilmiş halidir.
2) Koruyucu devlet modern devleti özel bir siyasal biçim olarak tanımlar.
Tıbbın bir alt dalı olan psikiyatri, ruhsal hastalıklara pankreas kanseri ya da akciğer enfeksiyonu gibi mümkün olduğunca kesin tanılar koymaya heveslidir. Ancak zihnin beynin ve insan bağlanma sistemlerinin karmaşıklığı karşısında böyle bir kesinliğe ulaşmak mümkün değildir