İrem

İrem
@Meyuszen
Bir gövdeye dış güçlerin kendi yükünün yardımıyla etki yapıyoruz, böylece o dayanak noktasının bir yanına yıkılıyor, eğer bütün aktif güçlerin bileşkesi denilen etki çizgisi dayanak alanı dışındaki duruş düzlüğünü keserse, stabil dengede bileşke denilen dayanak alanı içinde saldırıya geçer, stabil dengede tam olarak dayanak alanının bir yanına isabet eder, tam devrilme noktasına, tam devrilme noktasının altı çizilmiş... Hep çok ileriye gidildi, diye yazmış Roithamer, böylece en uç sınıra kadar gittik hep. Ama onu delmedik. Bir kez onu delmiş olursam, her şey son bulacak, diye yazmış Roithamer, her şeyin altı çizilmiş. Biz hep belirli bir ana bağlıyız, belirli bir anın altı çizilmiş. O an geldiğinde o anın geldiğini bilmeyiz, ama doğru andır. Yaşadığımız sürece en yüksek yoğunlukta var oluruz, diye yazmış Roithamer (7 Haziran). Son niyet değildir.
Sayfa 247·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sürekli en büyük yoğunlukta varolamayız, bu yüzden düşünmemizi ve davranışımızı (hissedişimizi) birden yavaşlatırız ki bir süre sonra daha büyük bir yoğunlukla düşünüp davranabilelim, hissedebilelim; bu yolla zamanla hep daha büyük bir yoğunluğa kavuşuruz, sınırı, en uç sınırı delinceye kadar çıldırmış değilizdir, diye yazmış Roithamer.
Sayfa 246·Kitabı okudu
Edebiyat
Biz bir fikre tutkunsak ve birden bu fikri gerçekleştirme olanağını elde edersek, çünkü sürekli olarak ve sürekli ve hep büyük ölçüde bu fikirle uğraşmışızdır, hep bu fikre yoğunlaşmışızdır (koni gibi), bu fikre yoğunlaşma dışında artık başka bir şey değilizdir, önceden önerdiklerimizi gerçekleştirebilirsek, bu derece deli sanılmamıza ve kendimizi de bu gibi bir fikir içinde deli olarak görmemize rağmen. Her şeye rağmen bu fikrin gerçekleşmesi başarılı olursa. Yıllarca, onyıllarca başka hiçbir şeyi değil ama bu fikri duyduysak, bu fikirle özdeşleşmişizdir.
1000k
Birden bir fikir doğuyor ve tüm yaşamımız boyunca gerçekleşmek istiyor, tüm varlığımız böylesi gerçekleşmek isteyen fikirlerden oluşuyor, bu durum kırıldığında, yaşam kırılmış demektir, ölüm gelir. Biz yalnızca fikirlerden oluşuruz, içimizde ortaya çıkarlar ve biz onları gerçekleştirmek isteriz, gerçekleştirmek zorundayızdır, yoksa ölürüz, diye yazmış Roithamer. İçimizdeki her fikir ve bir fikrin izlenmesi yaşamdır, diye yazmış Roithamer, fikirsizlik ölümdür.
Alıntı
Kişinin yaşamının mümkün olanın en uzunu, aynı zamanda mümkün olanın en kısası olduğu düşünüldüğünde, çünkü bu bir lahzada düşünülebilir ve deneyimlenebilir, hem de hep böylesi (cesur) bir düşünce kişinin aklından geçtiği anda. Hep olanaksız olan ve olanaklı olanla varoluş sınırında kalarak kişi kendini hep derin bir memnuniyetsizlik içinde bulur. Ama sürekli yeniden kendisine bir yaşam ortamı hazırlar, belki de yaşamı olduğu gibi sever. Her zaman sahip olduğumuzdan daha fazlasını isteriz, bize uygun olandan fazlasını ve bu yüzden de mutsuzuzdur. Mutluysak, eğer Roithamer ve başkaları gibiysek, bu mutlu olma halini hemen dağıtırız ve yine mutsuz oluveririz
Sayfa 113·Kitabı okudu
Alıntı