Arjantinli yazar Norah Lange, Çocukluk Defterleri adlı eserinde, anılarına dayanan samimi ve şiirsel bir anlatıyla çocukluğunun izlerini sürüyor. Kitap, yazarın çocukluk anılarını kronolojik bir düzen olmadan, yalın ama etkileyici bir dille anlatıyor.
Metnin en kıymetli yanı, çocuk zihninin oyunbaz ama aynı zamanda derin sorgulamalarına yer vermesi. Kimi zaman bir çocuğun şaşkınlığı, kimi zaman büyümenin getirdiği farkındalıklar, kimi zaman da bir kayba duyulan derin yas, sade ama şiirsel bir üslupla işleniyor. Lange’ın anlatımında belirgin bir nostalji var, ancak bu nostalji romantik bir idealizme dönüşmüyor. Aksine, çocukluğun hem büyüleyici hem de kırılgan yanlarını olduğu gibi yansıtıyor.
Özellikle metnin ortalarında, babasının kaybıyla birlikte ilk çocukluğunun geçtiği Mezdona kasabasına vedası, derin bir hüzünle işlenmiş. Bu sahne, kayıpla yüzleşmenin çocuk dünyasındaki yankısını güçlü bir şekilde hissettiriyor.
Ben çok severek okudum. Dilin ve anıların gücünü keşfetmek isteyen okurlar için Çocukluk Defterleri doğru bir seçenek olabilir.