Jose Saramago’nun son edebi eseri Mızraklar, Mızraklar, Tüfekler, Tüfekler. Yaşamının sonlarına doğru kafasını kurcalayan önemli bir soru var “Silah sanayisinde neden hiç grev olmaz?” Bu sorunun peşine düşerek bir metin kaleme almak istiyor Saramago. Ancak romanı tamamlayamadan yaşamı sona eriyor. Bu bilgi bile romanı boğazınızda sanki bir düğüm varmış gibi okumanıza yetiyor.
Kitabın ilk yarısı Saramago’nun kaleme aldığı metin ve Günter Grass’ın illüstrasyonlarıyla birleştirilmiş. Sonrasında ise Saramago’nun bu kitabı yazarken aldığı notları içeren bir başka bölüme geçiyoruz. En sonda da Fernando Gomez Aguilera ve Roberto Saviano son sözleriyle kitabı noktalıyoruz. Hem metne hem de yazara dair pek çok önemli ve duygusal satırlar yer alıyor burada.
Saramago, zihin dünyasına hayran kaldığım yazarlardan biri. Veda niteliğinde olan bu kitabı da beni çok duygulandırdı. Yazarı seven okurlar için ölmeden önce kaleme aldığı bu satırları okumak önemli olacaktır.
Arjantinli yazar Cesar Aira ile ikinci buluşmamız Dr.Aira’nın Mucizevi Tedavileri. Yazarın zihin dünyası öyle farklı ki elinize aldığınız her metinde ‘ben ne okuyorum’ sorusunu sormak zorunda kalıyorsunuz. Farklı metinler okumak isteyenler için birebir.
Kitap doktorumuzun zihin dünyasında geçmiş ve şu an arasındaki gezinmelerle açılıyor. Ne anlatıldığına dair bir fikrimizin olmadığı satırlar hızlıca geçiyor ve geliyoruz başkarakterimizin ana gayesine: Mucizevi tedaviler içeren kitabını basılı hale getirmek. Doktorumuz hastaların alternatifin de ötesinde bazı tedavi yöntemleri ile iyileştirilebileceğine inanıyor. Ve bu yöntemleri kitaplaştırmak istiyor. Ama ne istemek, ne arzu, ne inanmışlık..
Kitabı çok sevdim. Özellikle finali ile ters köşe oldum. İlk okuduğum kitabı olan Nasıl Rahibe Oldum’un finalinde de ağzım açık kalmıştı. Yine bir şaşırma eşliğinde bitirdim bu kitabı da.
Metin herkese hitap etmeyecektir. Konfor alanından çıkabilen ve biraz deli işi bir şeyler okumak isteyen okurlar mutlaka yazara bakmalılar.
“Bir mucize, gerçekleştiği takdirde, olası bütün dünyaları harekete geçirmeliydi, zira gerçeklik zincirinin kırılması, başka, bambaşka bir bütünlük zinciri tesis edilmedikçe mümkün olamazdı.”