MEHMET TURGUT

Peyami Safa
Bir kere kınlan kalbin bir daha yapılamayacağı pek yanlıştır Daima kınlan ve daima yapılan şeyin adı kalptir; çünkü bu canlı bir şeydir. Peyami Safa
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Leo Buscaglia
Kızgınlık, kırgınlık ya da acıya tutunmayın. Enerjinizi çalarlar ve sizi sevmekten alıkoyarlar. Leo Buscaglia
1000Kitap
Şifa ve Fatma Hatun'un Müşahedeler
Ebelik vazifesinde bulunan Şifa Hatun, o andaki müşahedesini şöyle anlattır "Allah'ın Resulü doğdukları zaman ben oradaydım. Hemen yetiştim Kulağıma bir ses geldi: 'Allah' ın rahmeti onun üzerine olsun.' Maşrık ile mağnbarası nurla doldu. Hatta Rum diyarının bazı saraylarını gördüm! Sonra, Allah Resulünükucağıma alıp emzirmeye başladım. Üzerime öyle bir hal geldi ki vücudum titremeye başladı ve gözlerim karardı. Yavrucağı gözden kaybettim. Bir ses, 'Nereye gitti?' diye sordu. 'Doğııya götürdüler' diye cevap verildi. "Bu sözler hiç zihnimden çıkmadı. O zamana kadar ki Allah Resulü peygamberliğini ilan eder etmez, hemen koştum ve ilk Müslümanlarla beraber iman dairesine girdim.
Sayfa 59·Kitabı okuyor
Din
PEYGAMBERİMİZİN DÜNYAYA TEŞRİFLERİ
Tarih: Miladi 571, Nisan ayının yirmisi. Fil Vak' asından elli veya elli beş gece sonra. Kameri aylardan Rebiülevvel ayının on ikinci gecesi. Mekke'de mütevazı bir ev. Günlerden Pazartesi. Vakit, vakitlerin sultanı seher vakti. Bu mütevazı evde ve bu eşsiz vakitte muazzam ve eşsiz bir hadise vuku buldu: Kainabn Efendisi Hz. Muhammed (a.s.m.), dünyaya gözlerini açh! Bu göz açışla birlikte alem, sanki birden elem ve matemini unutarak sürura garkoldu. Karanlıklar, iirunda nurla yırhlıverdi. Kainat, sevinç ve heyecan içinde adeta, "Doğdu ol saatte Sultan-ı Din/ Nura garkoldu semavat-ü zemin" diye haykırdı.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
Din
fil vakası
Ertesi günün sabahı idi. Mekke üzerine yürüyüp Kabe'yi yerle bir etmek için, Ebrehe ordusunda hazırlık tamamdı. Ordu tek bir işaret beklemekte idi. Tarih: Miladi 571, 17 Muharrem Pazar günü. Ordu, hareket edeceği sırada Ebrehe'ye kılavuzluk görevini üzerine almış bulunan Nüfeyl b. Habib adındaki adam, büyük fil Mahmud'un kulağına eğilerek şunları fısıldadı: "Çök Mahmud! Sağ salim geldiğin yere dön. Sen, Allah'ı mukaddes saydığı beldedesin!"" Bu sözleri söyledikten sonra da koşarak bir dağa sığındı. Nüfeyl'in bu sözleri üzerine, o heybetli fil birdenbire çöküverdi. Kaldırmak için her tedbire başvurdular, fakat bir türlü muvaffak olamadılar. Yönünü Yemen'e doğru çevirdiklerinde koşuyor, Şam'a doğru çevirdikle- rinde yine koşuyor, doğu tarafına yönelttiklerinde aynı şekilde durmadan koşuyordu. Ancak yüzünü Mekke'ye doğru çevirdiklerinde, adeta bacaklarındaki kuvvet birdenbire çekiliveriyor ve Mahmud çöküveriyordu."
Din