Elif

Elif
Bu ülkede 4 kişi haklı çıktı: 1- Aziz NESİN 2- Uğur MUMCU 3- Kamer GENÇ 4- Aysun KAYACI Kuran’ın kimseyi çarptığını görmedik de, Kuran’ı gösterip milleti çarpanları çok gördük.
MEB/Müzik Öğretmeni
Ege Üniversitesi
İstanbul
Kahramanmaraş, 31 Ocak 1990
403 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi
”Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.” ”Pek az insanla tanıştım ve daima kendimle yaşadım.” ”Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım.” Her okuyucunun muhakkak kendisinden bir şeyler bulacağı “Kürk Mantolu Madonna” kitabı, her ne kadar kuvvetli bir aşk romanı gibi görünse de çok daha fazlasıdır. Kısaca değinmek gerekirse: Okuyucuya oldukça sade bir dille, Raif Efendi karakteri üzerinden insanın yalnızlaşmasının asıl sebepleri, Maria Puder karakteri üzerinden de insanın kendine yabancılaşması sunulmaktadır. Keyifli okumalar
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SEN SÖYLE NE KADAR OLDU OLMAYALI?
Puan vermedi·160 syf.··
2022 61. kitabı
Kiminin dengesini bozan, kimini de dengede olduğu sanrısından uyandıran isimdir Oruç Aruoba. Sizi, derinliğinin sınırı olmayan o zihniyle tanış ettikten sonra, akla gelebilecek hemen hemen her şeyin üzerine düşündürüp, sorgulatıp aynı kalmanızın olanağını elinizden çekip alır. Neredeyse her bir cümlesine felsefik inciler dizmiş olduğu bu kitabı, yazdıklarımı tam mânâsıyla anlamanız için özellikle seçmiş olduğum kitabıdır. Keyifli okumalar “Yaşamının anlamı, ancak, kişi, bir an durup, "Ne istiyorum ki?.." diye sorabildiğinde, biçimlenmeğe başlar. Yani, ancak eksikliği çekiliyorsa, yokluğu duyulabilmişse, varedilebilir-kurulabilir; yoksa, yoktur. Bu bakımdan, insanların büyük coğunluğu anlamsız anlam yoksunu- yaşamlar yaşarlar, çünkü yaşamlarındaki anlam eksikliğini hiç duymamışlardır.” ”Değiştiğimi düşündüğümde, değişenin aynı ben olduğunu da düşünmek zorundayım.” “Yaşamının anlamını arayıp arayıp –hep bulduğunu sanıp, hep bulamadığını anlayıp – hep yeniden araman, doğrudur: yaşamın anlamı tam da odur işte: hep arayıp arayıp –bulduğunu sanıp, bulamadığını anlayıp – hep yeniden aramak zorunda olduğun.”
OlmayalıOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20161,154 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2022 81. kitabı
Antoine de Saint-Exupery’nin özgün çizimlerine yer vererek, oldukça sade bir dille kaleme aldığı bu masal kitabı, çocuk edebiyatını aşıp her yaştan insanın sol tarafına dokunmayı başarabilmesi sayesinde tüm zamanların en çok okunan kitapları arasında yer almaktadır. Yazar, modern burjuva toplumun bireylerini yarattığı Küçük Prens karakterinin gözünden ince bir dille eleştirmektedir. Kitapta, çocuklarla yetişkinlerin anlayış ve arayış farkına değinmenin yanı sıra dar görüşlü yetişkinlerin zenginlik ve güç peşinde koşup saf sevgiyi yaşatmadıkları için hayattaki önemli şeyleri kaçırmaları dahası yalnızlık sancıları ruhsal analizlerle işlenmiştir. Her bireyin ayrı birer gezegen olduğu mesajının verilmesi amaçlanarak birden fazla gezegen yaratılmış, Küçük Prens’in gülünü ardında bırakıp gezegeninden ayrılarak sırasıyla bu gezegenlere gidip tanıştığı karakterler üzerinden günümüz dünyasındaki kronik insan sorunları gözler önüne serilmiştir. Ulaştığı ilk gezegende zaten gerçekleşecek olan şeylerin kendisi hükmettiği için gerçekleştiğini zanneden güç delisi, despot bir kralla; 2. gezegende yalnız yaşamasına rağmen herkesin kendine hayran olduğunu sanan kibirli, şöhret düşkünü bir adamla karşılaşır. 3. gezegende içki içtiği için utanan, kendisiyle yüzleşmekten kaçmak adına kısır bir döngü yaratarak utandığını unutmak için içen bağımlı birisiyle; 4. gezegende zenginlik tutkunu, hiçbir işine yaramayacağı halde sırf sahiplik duygusuyla övünmek için durmadan çalışıp yıldız satın alan bir işadamıyla tanışır. 5. gezegende değişen süreçlere göre dönüştürülmesi gereken fakat sabit kalan kuralları sorgulamadan görevini yerine getiren fener yakıcısıyla; 6. gezegende gezegeninin dağlarından, ovalarından bir haber, masasının başından kalkmayıp, emek vermeden sonuç bekleyen bir
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2021 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2021 18:32
Yazarın çocukluk yaralarını, yarattığı 5 yaşındaki Zeze karakteri üzerinden okuyucuya gösterdiği, bununla da kalmayıp, zihninizin derinliğine hapsettiğiniz ve yerini bile unuttuğunuzu zannettiğiniz çocukluk yaralarınızı kucağınıza bırakan kitaptır Şeker Portakalı. Daha Kitabın ilk sayfalarından itibaren kendisi küçük, kalbi büyük Zeze dikiliverir karşınıza ve ‘ben buradayım, gör beni’ der. Ortak acılarınızın olduğunu anlatır size. Bu sebeptendir ki o anda acılarının karşısında durma isteği sarar benliğinizi. Maruz kaldığı şiddete öfkelenip hesabını sormak istersiniz, en önemlisi de başta ailesi olmak üzere kimse tarafından fark edilmeyen sevgiye aç yüreğine onarana kadar sarılmak. Sizden evvel Portuga yetişir imdadına ve acıyı şevkatle iyileştirmeye koyulur. Zeze’ye umut dolu bir hayatın kapılarını aralamıştır ki işte bundan sonrası yine yıkımdır… Şeker portakalı kitabı fakirlik ve cahillik kaynaklı acı duygusunun ne kadar evrensel olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bilinmelidir ki: Fiziksel olarak uygulanan her türlü şiddet, ruhsal açıdan da bir şiddettir. Şefkatsizlik, çocuğun isteklerini yok saymak, rencide etmek, laf sokmak, küsme davranışı göstermek, surat asmak ve daha nice yanlış tutum da aynı şekilde. Anne-baba olmamız çocuğumuza her şeyi yapabilme hakkı ve özgürlüğü vermemektedir. Bu gerçeğin idrakine varıp içselleştirdiğimizde dünya sağlıklı insanlarla çevrelenip daha da güzelleşecektir. Atalarımızdan öğrendiğimiz ebeveynliğin yanlış zincirlerini fark edip kırmamız, sağlıklı evlatlar yetiştirip dünyamızı daha da güzelleştirmemiz ümidiyle. Ve son olarak tüm Zezelerin yaralarından öpüyorum…
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2022 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2022 03:55
Nerden baktığınıza göre değişen bir distopya, bir ütopya… Ama her şeyden öte; argümanları doğru algılayabilmek adına dikkatle ve kafa yorarak okunduğunda dünyanın mevcut düzenini, bilhassa totaliter rejimi anlayabilmemiz açısından oldukça besleyici siyasi bir metin. Net bir şekillendirme yapacaksak da kitap genel hatları itibariyle politik felsefe üzerine kurulmuş bir bilim kurgu. Yazarın, siyasi ideolojileri oldukça tarafsız bir şekilde işleyip aktarması, siyahla beyazın iç içe geçmiş olma ironisi, kurgunun çatısına “duvar”metaforunu oturtması, bir dal feminizm serpiştirmesi ve en önemlisi de kıvrak zekasını konuşturarak anarşist ütopya şeklinde kaleme alması oldukça etkileyici. Kapitalizmin karanlık yüzünü uzun uzadıya anlatmak yerine, anarşizmin zamanla ortaya çıkan kendi içindeki çelişkilerine daha çok yer vererek okuyucuya iletmeye çalıştığı mesaj da bir başka etkileyici unsur. Hâl böyleyken nitelikleri saymakla bitmeyecek kült bir yapıt demek abartı olmayacaktır. Spoiler içerir!!! Kitapta, birbirine tamamen zıt ikiz gezegen olan Urras ve Anarres’in hikayesi anlatılmaktadır. Ütopya içindeki distopya olan Urras gezegenidir. Urras, kapitalizmin hüküm sürdüğü, her şeyin kâr marjlı düşünüldüğü bir gezegendir. Kısaca günümüz dünyası diyebiliriz. Bu düzene Odo önderliğinde( Odo kadındır) başkaldıran anarşistler düzeni yıkmak istemiş fakat başarılı olamamışlardır. Odo’cular kapitalist sistem için tehlike arz ettikleri düşüncesiyle neredeyse tamamı çöl olan Anarres adlı gezegene sürülmüşlerdir. Aslında bu sürülme Odo’cuların işine bile gelmiştir. Onların gözünde kapitalist bir sistemin içerisinde yaşamaktansa en baştan anarşist bir gezegen yapılandırarak yaşamak çok daha iyidir. Asıl hikaye buraya sürülen Odo’cuların kurduğu anarşist ütopyada başlamaktadır. Onlar ne
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma