Aynı şarkıyı tekrar tekrar dinleyen deli, :) eksik olmayan adam, sinir fakiri, kendisinin terapisti, gök gözlü, mavi sever, fotoğraf çeker, öz yurdunda gurbetçi...
Düşün tarihinden soylu tanıklar getirerek şunu ispat etmek istiyorum ki, bilmediklerimizin, mantığımızla açıklayamadıklarımızın yanında bildiklerimiz, daha doğrusu bildiğimizi sandıklarımız oldukça zavallı kalıyor.
Insanoğlu, başkasının başına gelen felakete sözde acıyan ama o felaket kendini bulmadı diye de için için sevilen bir rezildir. Ne demiş Lucretius "Suave, mari magno turbantibus aequora ventis..." Ne hoş olur, sakin bir limandan azgın dalgalarla boğuşan denizcileri seyretmek. İşin aslı budur dostlarım. Tragedyanın özü de budur. Gerisi fasa fiso.